| İşte bu o. Kasabanın insanlarını özgürlüğe ulaştırmak benim görevim. | Open Subtitles | هذه هي، إنّها مُهمّتي قيادة أهل هذه البلدة إلى الحريّة. |
| görevim basit, bildiklerini ögrenecegim, güvenini kazanacagim ve kurum onun hakkinda bir karar verene kadar hareketlerini izleyecegim. | Open Subtitles | مُهمّتي بسيطة: أعرف ما يعرفه، وأكسب ثقته. وأن أرصد أفعاله حتى تُقرّر الوكالة ما يجب أن تفعل به. |
| Avukatın olarak mahkemede donup kalmadan konuşmanı sağlamak benim görevim. | Open Subtitles | بصفتي مُحاميتُكِ، فإنّ مُهمّتي هي التأكّد ألاّ تتجمّدي على المنصّة. -حسناً . -حسناً؟ |
| Onu aramak benim görevimdi. | Open Subtitles | كانت مُهمّتي هي إجراء الإتّصال. |
| Titan'a araştırma uçuşuydu. İlk görevimdi. | Open Subtitles | "لقد كانت مُهمّتي البحثيّة الأولى إلى "تايتن |
| Benim görevim daha karmaşık. Samaritan'ı tehlikeye attığımızda makine benim için bir istisna yaptı. | Open Subtitles | مُهمّتي مُعقدة، عندما اخترقنا (السامري)، قامت الآلة ببناء استثناء لي. |