| Yalnızlık, gece ayinim için oldukça önemli. | Open Subtitles | العُزلة جزء مُهمّ جداً من طقوسي المسائيّة. |
| Sizi rahatsız etmek istemem ama bu önemli. | Open Subtitles | لا أريد أن أزعجك، أكره فعل ذلك، لكن هذا مُهمّ جداً. |
| Bu belgeleri bana imzalatmak, senin için çok önemli olmalı, öyle değil mi? | Open Subtitles | إذن، لابدّ أنّه مُهمّ جداً لكِ توقيعي على هذه الإستمارات، صحيح؟ |
| Buradan bir şey almam gerekiyor Edwin. Çok önemli bir şey. | Open Subtitles | من المُفترض أن أسترجع شيء من هنا (إدوين)، شيء مُهمّ جداً. |
| Bakmadan bir kart seçmenizi sonra da çevirmenizi istiyorum ama önce... bu kısım çok önemli kartınızı seçmeden önce gözlerinizi kapatıp en son gördüğünüz korkunç rüyayı hatırlamanızı istiyorum. | Open Subtitles | أودّ منكم، من دون النظر، أن تختاروا ورقة، وجهها لأسفل، لكن أوّلاً... وهذا مُهمّ جداً... قبل أن تأخذ الورقة، |
| Bu şey çok önemli olmalı. | Open Subtitles | .لابدّ أنّ هذا مُهمّ جداً |
| Bu çok önemli. | Open Subtitles | هذا مُهمّ جداً. |
| Çok önemli bir soru. | Open Subtitles | سؤال مُهمّ جداً. |
| Junior Acosta çok önemli biridir. | Open Subtitles | (جونيور أكوستا) رجل مُهمّ جداً. |
| O'Brien Scorpion ve ulusal güvenlik için çok önemli biri. - Bunu bozacak her ne olursa... | Open Subtitles | إنّ (أوبراين) مُهمّ جداً لـ(سكوربيون) والأمن القومي، أيّ شيءٍ قد يُخلّ بذلك... |
| Butterfly, bu çok önemli. | Open Subtitles | (باترفلاي)، هذا مُهمّ جداً. |
| önemli falandır. | Open Subtitles | -إنّه مُهمّ جداً . |