Bu yolla, yaşama şansın çok düşük. | Open Subtitles | إن نسبة نجاتك هي صفر من الناحية الفعلية. |
Ameliyat olsan da ölebilirsin, ama yaşama şansın benim seni ameliyat etmeme izin verirsen gerçekten artar. | Open Subtitles | , ربما تموت في الجراحة لكن فرص نجاتك أكبر لو سمحت لي باجراء الجراحة |
Ama ben seni üsse geri götürmek için emir aldım. Şimdi senin şu hayatta kalma zorunluluğun hakkında bir konuşalım. | Open Subtitles | لدي أوامر بإعادتك إلى السفينة فلنتحدث عن نجاتك |
hayatta kalma hikayene dayanarak zenginlik ve ün edinip adını kötüye çıkardın. | Open Subtitles | لقد جمعت ثروة وشهرة وشعبية، استناداً على قصّة نجاتك. |
Bu trajik olaydan kurtulduğunuza çok sevindim, Yarbay. | Open Subtitles | تسرّني نجاتك من ذلك الحادث المأساوي حضرة المقّدم |
Nasıl kurtulduğunuza dair bir fikriniz var mı? | Open Subtitles | هل لديك أيه فكره عن كيفيه نجاتك ؟ ؟ |
-O zaman yaşama şansın şimdikinin 1/3'i değildi. | Open Subtitles | -عندما كانت احتمالات نجاتك أقل من ثلث الآن |
- Şu andaki yaşama ihtimalin sıfır. | Open Subtitles | فرص نجاتك الحالية هي صفر |
Bu yaşama şansından başka | Open Subtitles | # لكن هناك فرصة في نجاتك # |
Tek sorun, treni durdurmayacağız. Buna rağmen hayatta kalma şansın var. - Bay Rosenberg, açıklamama izin verin. | Open Subtitles | يجب أن تنزل من القطار عدا أننا لن نوقفه وفرص نجاتك تتضآئل |
Bu cihaz önemli ölçüde sizin hayatta kalma şansınızı artırabilir-- neredeyse Hoth'daki bir tauntaun gibi. | TED | هذه الأجهزة يمكنها أن تزيد من فرص نجاتك بنسبة كبيرة-- تقريبًا كالتونتون على كوكب الهوث. |
Program, senin hayatta kalma şansının %1 olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | %المنطق يقول, أن فرصة نجاتك هي 0.01 |
Kusursuz hayatta kalma içgüdülerin sayesinde. | Open Subtitles | شكرً لغريزة نجاتك الرهيبة. |
Eğer Alicia yanında durmazsa, olası bir seks skandalıyla hayatta kalma ihtimalini. | Open Subtitles | واحتمالية نجاتك من فضيحة جنسية أخرى إذا لم تقف (اليشيا) بجانبك |
Vebadan kurtulduğunuza çok sevindim. | Open Subtitles | يسرني سماع خبر نجاتك من التعرق |