| Senin bir yıldız olduğunu duydum kilise korosunda ve lekeli bir camı yüksek bir notayı okurken kırdığını duydum. | Open Subtitles | لقد سمعت بأنك نجمة في جوقة الكنيسة وبأن الزجاج تشقق عندما غنيت نغمة عالية بتلك الطريقة تلفت إنتباه الرب |
| Bir insan kayan bir yıldız gördüğünde ya da bir yıldız ışıltısını yanında şunları söyleyebileceği birisi olsun ister, "Bunu gördün mü? | Open Subtitles | عندما يرى شخص ما نجمة في السماء او الفجر عندها يكون لديهم شخصاً ما يرجعون له طوال الوقت |
| Son eleştirisinde bu restoran bir yıldız kaybetti. | Open Subtitles | بالطبع لقد انزل هذا المطعم نجمة في المره السابقه |
| Eğer gece zamanı söyeleyeceksen ilk yapacağın gökyüzünden bir yıldızı seçmek. | TED | إن أول شيء يتوجب عليك القيام به هو إختيار نجمة في السماء المظلمة .. إذا كنت تريد معرفة الوقت في الليل |
| Sıradan bir gösterinin yıldızı olmaktansa büyük bir gösterinin basit bir parçası olmayı tercih ederdim. | Open Subtitles | كنت أفَضل أن أكون جزء صغير بعرض عظيم على أن أكون نجمة في عرض عادى |
| Eğer Niki'yi gerçekten önemsiyorsan ve lezbiyenlerle ilgili ilk büyük bütçeli filmi yapmak istiyorsan filmin başarısını borçlu olduğun yıldızın kariyerini bitirmezsin. | Open Subtitles | - لكن لو كنت تأبهين لها بشدة ومهمتك المزعومة بجعل أول نجمة مقادة في فيلمك سحاقية فلن تدمري مهنة نجمة في فيلمك |
| Gökyüzündeki yıldızın bir gözden diğerine ıraklık açısı değişimi elbette çok küçük. | Open Subtitles | الآن، إختلاف المنظر يحول نجمة في السماء من عين واحدة إلى أخرى بالطّبع بشكل صغير وغير ملحوظ، |
| Samanyolu galaksisi içinde yaklaşık 100 milyar yıldız var. | TED | يوجد نحو مائة بليون نجمة في مجرة درب التبانة. |
| Los Angeles'ta bir yıldız değil, Daphne'de lanet bir ev hanımı. | Open Subtitles | هي لَيست نجمة في لوس أنجليس لقد كانت ربّة بيت في دافني |
| Şu an ünlü olan deneyi yaparak H.M.'den eş merkezli iki yıldızın arasındaki dar boşluğa üçüncü bir yıldız çizmesini istedi. Bunu yaparken de kağıt ve kalemini bir aynadan görecekti. | TED | ففي تجربة باتت الآن شهيرة، طلبت من هـ. م. رسم نجمة في الفراغ الضيق بين نجمتين متداخلتين وهو يرى الورقة والقلم عبر مرآة فقط. |
| Ben de Hollywood Walk of Fame'de bir yıldız istiyorum. | Open Subtitles | وأنا أريد نجمة في ممشى مشاهير هوليود |
| Anne, sen her zaman benim gözümde bir yıldız olacaksın. | Open Subtitles | أمي ستكونين دائماً نجمة في عيناي |
| Sofia bize senden bahsetti. Mode 'da bir yıldız olduğunu duydum. | Open Subtitles | (صوفيا)، حدثتنا عنك، سمعت أنك كنت نجمة في (مود) |
| Barbra ufaklıktan beri dans ederdi ve tek istediği Broadway'da bir yıldız olmaktı. | Open Subtitles | كانت (باربرا) ترقص منذ كانت طفلة صغيرة، وجلّ ما أرادته هو أن تكون نجمة في (برودواي). |
| Kendi hayatının yıldızı olduğunu söyleyebilirim. | Open Subtitles | أفول بأنّك مؤهّلة كي تكوني نجمة في الحياة |
| Hukuk aleminin yükselen yıldızı formatında kişisel bir yazı. | Open Subtitles | مقابلة ذات طابع شخصي تتعلق بظهور نجمة في عالم القانون |
| O güzelliği dünyanın en büyük yıldızı olma olarak tanımlamıştı. | Open Subtitles | واعادت تعريف الجمال واصبح أشهر نجمة في العالم |
| Bunlar, bugün bile, geceleyin gökyüzünde 250 yıldızın ismini söyleyebilen erkekler ve kadınlar. | TED | هؤلاء هم رجال ونساء يمكنم تسميتهم - حتى اليوم- 250 نجمة في سماء الليل |
| Hollywood şöhretler Kaldırımı'nda yıldızın olması için meşhur olmaya bile gerek yok. | Open Subtitles | ليس عليكِ حتى أن تكوني مشهورة لتحصلي على نجمة في ممشى " هوليوود " للمشاهير |
| Bu baloncukların her biri hemen hemen bizim Samanyolu galaksimiz büyüklüğünde galaksiler -- her bir baloncukta 100 milyar yıldız var. | TED | كل واحدة من هذه البقع عبارة عن مجرة بنفس حجم مجرتنا تقريبا-- يوجد مائة بليون نجمة في كل بقعة منها. |