| Ben geleceği görüyorum, sen ise geçmişi. Aynı imgelemleri paylaşıyoruz. | Open Subtitles | أراك في المستقبل ، وتراني في الماضي نحن نتشارك برؤية |
| Bir geçmiş paylaşıyoruz, ve bir amaç paylaşıyoruz esinlenmek ve esinlendirmek için. | Open Subtitles | نحن نتشارك فى التاريخ ونتشارك فى هدف واحد هو أن نصبح ملهمين |
| Böylece diğer türlerle teknoloji ve dil paylaşıyoruz. | TED | ولذلك نحن نتشارك الأدوات والتكنولوجيا واللغة مع أنواع آخرى. |
| Ulusalcılara göre modern toplumlar ulusal temeller üstüne kuruldu ve ortak bir toprağa, tarihe, kültüre sahibiz ve birbirimizi kolluyoruz. | TED | بالنسبة للقوميين، ترتكز مجتمعاتنا الحديثة على أسس قومية: نحن نتشارك أرضًا وتاريخًا وثقافةً وندافع عن بعضنا البعض. |
| Ateşi paylaştık şu an binlerce ufak şey bizi ısıtıyor. | Open Subtitles | نحن نتشارك الاحساس اشياء صغيرة جداً تتقافز الان |
| Çoğu düşüncemizi paylaşırız. Bu şekilde bile, kardeşliğimizle bağlantıdayız. | Open Subtitles | نحن نتشارك في أفكارنا بهذه الطريقة نحن متصلين حتى مع الآخرين |
| Hayır, hayır. İğneleri paylaşıyoruz çünkü hapse girmek istemiyoruz." | TED | ولكنه أجاب .. لا ليس الامر هكذا .. نحن نتشارك الإبر لاننا لا نريد دخول السجن |
| 20 yıldır ilk defa aynı hayatı paylaşıyoruz. | Open Subtitles | للمره الأولى من عشرين عاما نحن نتشارك الحياه نفسها |
| Birbirimizin hafızasını paylaşıyoruz. Onu Ütopya'ya göndermiştin. | Open Subtitles | نحن نتشارك ذكريات بعضنا وأنتِ من أرسلنا إلى يوتوبيا |
| Aynı fikirleri paylaşıyoruz ve olaylar hakkında aynı şeyleri hissediyoruz. | Open Subtitles | نحن نتشارك نفس الاراء و المشاعر عن بعض الاشياء |
| Bak, bu oda senin değil. Bizim. paylaşıyoruz. | Open Subtitles | اسمعي الغرفة ليست لك وحدك نحن نتشارك بها |
| Sen ve ben, bir otel odasını paylaşıyoruz, çocukluğumuzdaki gibi. | Open Subtitles | نحن نتشارك في غرفة فندق كما لو اننا اطفال |
| Öğle yemeği yemedim. paylaşıyoruz, değil mi? Ne kadar kağıt gerekiyor? | Open Subtitles | نحن نتشارك ، صحيح؟ اذا، كم من الورق تحتاج؟ |
| Orayı Pace Electronics'le ortak kullanıyoruz. Bu iğrenç. | Open Subtitles | اقصد، نحن نتشارك فيه مثل الالكترونيات انه مثير للاشمئزاز |
| Tamam, ortak bir özelliğimiz var. Dinle, ortağımla bu kişiyi arıyoruz. Onu gördün mü? | Open Subtitles | نحن نتشارك في ذلك، أصغ، أنا و زميلي نبحثُ عن هذا شخص، فهل رأيتها؟ |
| İkimizin de Viktorya Edebiyat'ına ortak ilgimiz var. | Open Subtitles | حسنا نحن نتشارك الاهتمام بالأدب الفكتوري |
| Hislerimizi paylaştık. En azından ikimiz paylaştık. | Open Subtitles | نحن نتشارك شخصان منّا فعلا ذلك، على أيّ حال |
| Biz bir mesleği paylaştık onunla. Buna gerek yoktu. | Open Subtitles | كما ترى، نحن نتشارك المهنة لن يكون ضرورياً. |
| Her şeyi paylaştık. Burayı paylaşmayacak mıyız? | Open Subtitles | نحن نتشارك كُل شيء ألا ينبغي ان نتشارك هذا؟ |
| Her şeyi paylaşırız. Bununla tanınıyoruz. Özelliğimiz bu. | Open Subtitles | نحن نتشارك في كل شي ، ذلك ما هو متعارف عليه تلك أشياؤنا |
| - Bizim kültürümüzde yemeğimizi paylaşırız. - Michelle'in yeni bi arkadaşı var demek. | Open Subtitles | ـ في ثقافتها، نحن نتشارك الطعام بيننا ـ لقد حصلت ميشيل على صديقة جديده، |
| Kayıpları, riskleri ve her şeyden önce de kararları paylaşırız. | Open Subtitles | حيث، نحن نتشارك بالخسائر نحن نتشارك بالمخاطر والأهم نتشارك بإتخاذ القرار |