| Resmini her yere yaydık. Alarm da verildi. | Open Subtitles | لقد نشرنا صورها على الجميع وتم إصدار التحذير |
| Bombanın patlayacağı yeri ve zamanını tespit etmeden önce haberi yaydık diyelim. | Open Subtitles | إذا نشرنا الخبر نحصل على الموقع و وقت تفجير القنبلة، |
| Düşmanlarımızı korkutmak gayesiyle bazılarını biz yaydık hatta. | Open Subtitles | حتى إننا نشرنا بعضها بأنفسنا، آملين ترهيب أعدائنا. |
| Hayal edebileceğin her yere reklam koyduk ve satürasyon noktasına geldik. | Open Subtitles | لقد نشرنا الإعلانات في كل مكان ولقد وصلنا إلى مرحلة التشبّع |
| Sonra, bir buçuk yıl önce bu videoyu YouTube'a koyduk. | TED | و بعد ذلك نشرنا الفيديو على اليوتيوب قبل حوالي عام ونصف |
| Eğer Ingrid'i gözaltından salacağımız haberini yayarsak tekrar deneyebilirler. | Open Subtitles | إذا نشرنا بأننا سنخرجها من الرعاية قد يحاولون مجدداً |
| Bu grafiği yayınladığımızda bambaşka bir hayata adım atmış oldum. | Open Subtitles | وبمجرد أن نشرنا هذا الرسم ،جهّزت نفسي لحياة مختلفة كليًا |
| Söylentiyi yaydık ama hala ortaya çıkmadı. | Open Subtitles | نشرنا الخبر، ولكنها لم تظهر بعد |
| Arkadaşlarımızın geliştirdiği tedaviyi yaydık. | Open Subtitles | نشرنا اللقاح الذي عمله أصدقاؤنا. |
| Haberi yaydık. | Open Subtitles | إذاً, لقد نشرنا الخبر |
| Dönüş yolumuzu bulabilelim diye buraya gelirken etrafa işaretler koyduk. | Open Subtitles | أتعلم، نشرنا علامات في طريق مجيئنا لهنا ليُمكننا الاهتداء إلى طريق عودتنا. |
| Donus yolumuzu bulabilelim diye buraya gelirken etrafa isaretler koyduk. | Open Subtitles | أتعلم، نشرنا علامات في طريق مجيئنا لهنا ليُمكننا الاهتداء إلى طريق عودتنا. |
| O kasetlerde, ilk filmin sonuna "devam edecek" ibaresi koyduk. | Open Subtitles | حيث وضعنا "أن تستمر" في نهاية جزء واحد عندما نشرنا ذلك لأفلام الفيديو المنزلية. |
| Eğer dedikoduyu yayarsak adamın ölüm fermanını yazmış oluruz. | Open Subtitles | اذا نشرنا الشائعه سنكون كتبنا شهادة وفاته |
| Eğer dedikoduyu yayarsak adamın ölüm fermanını yazmış oluruz. | Open Subtitles | لو نشرنا تلك الشائعة فنحن نكتب شهادة وفاته |
| Sonuçları yayınladığımızda medyadan gelen tepkiler bizi şaşırttı. | TED | الآن، وفور نشرنا للنتائج، تفاجأنا بشأن ردود الفعل في وسائل الإعلام. |
| Haberi yayınladığımızda, Okulun en büyük ödülünü aldık. | Open Subtitles | حين نشرنا القصة حصلنا على أكبر جوائز بالمدرسة |