| Sana anlatmaya utaniyorum ama Tavsiyene ihtiyacim var. | Open Subtitles | أنا محروجة لإخباركَ بهذا، ولكنى بحاجة إلى نصيحتكَ |
| Ona dünyanın en iyi üniversitelerinden birine girme şansı olduğunu nasıl söyleyeceğim konusunda Tavsiyene ihtiyacım var. | Open Subtitles | ما أحتاجهُ هو نصيحتكَ حول كيف أخبر (ميشيل) بأن لديها الخيار للذهاب الى واحدة من أفضل الجامعات في العالم |
| Bir konuda Tavsiyene ihtiyacım var. | Open Subtitles | . أريد نصيحتكَ بأمرٍ ما |
| Bu evlilik macerasına atılırken, bize veda tavsiyen nedir? | Open Subtitles | .. ما نصيحتكَ لنا قبل أن تُفارقنا ونحن نبدأ رحلة الزواج هذه؟ |
| Baba, tavsiyen olmadan buraya kadar geldim. | Open Subtitles | أبي، لقد وصلت لهذا الحد دون نصيحتكَ |
| Senin Tavsiyeni dinledim, Castle. | Open Subtitles | لقد إتّبعتُ نصيحتكَ يا (كاسل) |
| Tavsiyene. Bilemiyorum işte. | Open Subtitles | او نصيحتكَ لا أعلم. |
| Tavsiyene ihtiyacım var. | Open Subtitles | أحتاج نصيحتكَ. |