| Umurumda değil. Hava müzik kadar Taze. | Open Subtitles | لست مهتمة بذلك. الهواء نضر مثل الموسيقى. |
| Renk çok Taze ve harika, bulanık, atrofik dudaklar ve bu solgun cilt, nemli fakat yıpranmış... | Open Subtitles | اللونَ نضر ورائعُ جداً الشفاه رفيعة وضبابية |
| Krem renkli bardaklar Taze elmalı turtalar | Open Subtitles | خيول بلون القشدة فطائر من تفاح نضر |
| Krem renkli bardaklar Taze elmalı turtalar | Open Subtitles | خيول بلون القشدة فطائر من تفاح نضر |
| İçgüdüsel bir şekilde denize yakın olduğumu bilerek Taze kokan yarı karanlıkta uyandım. | Open Subtitles | "استيقظت لأجد ظلاماً جزئياً نضر الرائحة يحيط بي" "وأدركت بطريقة غريزية ما أنني كنت قريبة من البحر" |
| Taze bir görüntün var. | Open Subtitles | لديك مظهر نضر |