| Bugün dışarı çıktığımda yaptıklarını gördüğüm zaman Bunu kendime söyleyemeyeceğimi biliyordum. | Open Subtitles | واظن, علمت انني لو ذهبت الى الخارج اليوم ورأيت ماذا قد فعلتي لم اكن قادرة لأخبر نفسي ذلك مرة اخرى |
| Bunu kendime sürekli sordum. | Open Subtitles | دائما ما أسأل نفسي ذلك السؤال |
| Bunu kendime milyonlarca kere sordum. | Open Subtitles | . سألت نفسي ذلك ملايين المرات |
| Bunu kendime defalarca kez söyledim. | Open Subtitles | اخبرت نفسي ذلك عدة مرات. |
| Başlarda bu soruyu ben de kendime çok sordum. | Open Subtitles | في البداية، قمت بسؤال نفسي ذلك كثيرا |
| Bir tane de kendime almak istedim ama dikey mezar önerdiler. | Open Subtitles | "حاولتُ جاهداً أن أتمالك نفسي ذلك اليوم.." "وما الذي حصلتُ عليه. لاشيء." |
| Ben de kendime hep onu soruyorum. | Open Subtitles | أسأل نفسي ذلك السؤال طوال الوقت |
| Ben de kendime aynı soruyu sordum. | Open Subtitles | سألت نفسي ذلك السؤال نفسه. |