| Hiçbir şey yapmadık. En güvenli ve en hızlı şekilde geldik. | Open Subtitles | لم نفعل شئ , لقد أتينا بمجرد أن أصبح الوضع آمنا |
| Haklısın. Haklısın. Henüz senin istediğin bir şey yapmadık. | Open Subtitles | أنتِ مُحقة، أنتِ مُحقة يجب أن نفعل شئ ترغبين بفعله |
| Neden? Bunun hakkında konuşmak sadece bizi üzer. Hadi sadece bir şeyler yapalım. | Open Subtitles | . الحديث عن هذا يجعلنا كالمشردين . دعينا نفعل شئ فقط |
| Hadi eğlenceli bir şeyler yapalım. Hala eğlenebiliyorsun değil mi? | Open Subtitles | . دعينا نفعل شئ مرح مازلنا نستطيع أن نمزح , صحيح ؟ |
| Belki de her çubuk için başka bir şey yapmalıyız. | Open Subtitles | . ربما يجب أن نفعل شئ ما مختلف بكُلّ لوح |
| Önlemek için bir şey yapmazsak, önümüzdeki 40 yıl içinde küresel çapta bir nörolojik hastalık salgınıyla karşı karşıya kalacağız. | TED | ما لم نفعل شئ لنتجنبه خلال الـ 40 عاما القادمه نحن مواجهون بوباء للامراض العصبيه علي مستوي العالم |
| Bu çok çok önemli. Hemen bir şey yapmamız lazım. | Open Subtitles | . إنه هام جداً . يجب أن نفعل شئ ما على الفور |
| Bakın, burada öylece oturamayız. Bir şeyler yapmamız lazım. | Open Subtitles | . انظر , نحن لا نستطيع ان نجلس هنا فقط . نحن يجب أن نفعل شئ |
| Kesin paniği! Henüz şüphe çekecek bir şey yapmadık, sakin olun artık. | Open Subtitles | كفوا عن الهلع ، لم نفعل شئ مريب ، إهدأوا |
| İki aydır hiçbir şey yapmadık, Trixie'den beri. 212 dolarımız kaldı. | Open Subtitles | We ain't done nothing in two months, ever since Trixie. ، لم نفعل شئ منذ شهرين . منذ تريكسى |
| Biz yanlış bir şey yapmadık. Yaralanmıştı. | Open Subtitles | لم نفعل شئ خاطئ لقد كان مجروحا. |
| Hadi, en azından eğlenceli bir şeyler yapalım. | Open Subtitles | هيا, دعينا على الاقل نفعل شئ ممتع |
| Ne olursa olsun, bir şeyler yapalım. Vega batacak. | Open Subtitles | أيا كان هذا دعونا نفعل شئ |
| - Cadılar bayramı için eğlenceli bir şeyler yapalım mı? | Open Subtitles | - نفعل شئ مرح للهولوين؟ |
| Pedlere bir şey yapmalıyız. | Open Subtitles | نعم , يجب أن نفعل شئ بخصوص الوسادات |
| Hiç ummadığı bir şey yapmalıyız. | Open Subtitles | علينا أن نفعل شئ لا يتوقعه |
| Ve bu konuda bir şey yapmalıyız. | Open Subtitles | ربما ينبغي ان نفعل شئ حيال ذلك . |
| Bir şey yapmazsak içeridekiler ölecek. | Open Subtitles | هؤلاء الناس سيموتون إن لم نفعل شئ |
| Bir şey yapmazsak ölecek. | Open Subtitles | ماذا سنفعل ؟ ستموت لو لم نفعل شئ |
| Bizden asla beklenmeyecek bir şey yapmamız gerek. | Open Subtitles | لابد أن نفعل شئ |
| bir şey yapmamız gerek. | Open Subtitles | يجب ان نفعل شئ ما |
| - Bir şeyler yapmamız lazım. | Open Subtitles | هناك الكثير منهم . حسناً ، نحن يجب أن نفعل شئ |
| - Bir şeyler yapmamız lazım. - Görevimiz o değil. | Open Subtitles | نحن يجب أن نفعل شئ تلك ليست مهمتنا |