Üstünde lamba olan küçük masa, köşeden taşıdığımız lamba. | Open Subtitles | المائدة الصغيرة التي عليها المصباح المصباح الذي نقلناه من الزاوية |
Bugün taşıdığımız çocuk, Antoine Tyler, durumu nasıl? İyi. | Open Subtitles | الصبي الذي نقلناه اليوم انطوان تايلر" ماهي حالته الصحية" |
Bugün taşıdığımız çocuk, Antoine Tyler, durumu nasıl? | Open Subtitles | الصبي الذي نقلناه اليوم انطوان تايلر" ماهي حالته الصحية" |
Üstünde hiçbir yara izi yoktu, o yüzden buraya taşıdık. | Open Subtitles | لاعلامات عليه , لذا نقلناه هنا |
- Yeteneklerine her zaman hayret etmişimdir. - Quan Chi ve ben onu taşıdık. - Taşımak mı? | Open Subtitles | دائما أنبهر بقدراتك - انا و (كوان شي) نقلناه - |
Dün akşam taşınan barut nakledilmeye hazır olduğu için götürdük. | Open Subtitles | البارود الذي نقلنها ليلة أمس كان مستعداً لنقله لهذا السبب نقلناه |
Ortağın için üzgünüm. Onu başka bölgeye götürdük. | Open Subtitles | آسف بشأن زميلك، لقد نقلناه إلى المكتب |
Ortağın için üzgünüm. Onu başka bölgeye götürdük. | Open Subtitles | آسف بشأن زميلك، لقد نقلناه إلى المكتب |