| Hadi. İşte işte. Bunlar onlar. | Open Subtitles | هناك، هناك، هذان هما. |
| Bunlar onlar. Bunlar onlar. | Open Subtitles | هذان هما، هذان هما. |
| Bunlar da bir insanın olabileceği en kötü iki şey. | Open Subtitles | و هذان هما اسوأ الأمور التي قد يكون المرء عليها |
| Bayan O'Shaughnessy, Bunlar da Teğmen Dundy ve Çavuş Polhaus. | Open Subtitles | انسة اوشوهنسى,هذان هما الرقيب داندى, والمحقق بولهاوس, |
| Tek seçeneğim bunlar mı? | Open Subtitles | هذان هما الخيارين الوحيدين أمامي |
| Tam önümüzdeler, işte onlar. Bir tanesi yaya. | Open Subtitles | أمامنا، هذان هما أحدهما نزل من السيارة |
| Bunlar da ajanlar Reid ve Gideon. | Open Subtitles | هذان هما العميلان غيديون وريد |
| Bunlar da Dick ve Bob Sherman, müzik ve şarkı sözü. | Open Subtitles | هذان هما باقي أعضاء فريقك، هذا هو (ديك)، و(بوب شيرمان) المُلحن ومؤلف الأغاني |
| Bunlar da Lucy ve Joseph. | Open Subtitles | هذان هما لوسي و جوزيف . |
| Bunlar da çocuklarım Joseph ile Ruth. | Open Subtitles | هذان هما طفلاي (جوزيف) و(روث) |
| Seçeneklerim sadece bunlar mı? | Open Subtitles | وهل هذان هما الخيارين الوحيدين؟ |
| Oğlumun katilini bulmak için bunlar mı gönderildi? | Open Subtitles | هذان هما من أرسلوهم لإيجاد قاتل ابني؟ |
| - Adamlar bunlar mı? - Evet. | Open Subtitles | هل هذان هما المتنمران المحليان؟ |
| Tam önümüzdeler, işte onlar. Bir tanesi yaya. | Open Subtitles | أمامنا، هذان هما أحدهما نزل من السيارة |