| Hayır, bugün değil. Zamanı geldiğinde Burayı kapatmak için sebeplerim olacak. | Open Subtitles | لا, ليس اليوم, وعندما سنفعل سيكون لدىّ مايكفى لكى اُغلق هذا المحل |
| FBI mı? bu dükkânı hapishaneden yürütmek zor olsa gerek, sence de öyle değil mi? | Open Subtitles | سيكونُ صعباً إدارة، هذا المحل من السجن، ألا تعتقدُ ذلك؟ |
| Bu dükkan dünyada gerçekten benim olan tek şeydi. | Open Subtitles | هذا المحل كان الشيء الوحيد الذي كان ملكي في هذا العالم |
| bu dükkanı iki yıl önce aldığım zaman, elimde olanın farkında değildim. | Open Subtitles | عندما امتلكت هذا المحل منذ سنتين لم اكن اعلم ماذا املك ؟ |
| Bu dükkanın sahibi, Kanji Lalji Mehta. | Open Subtitles | ..صاحب هذا المحل ، كانجي الجي ميهتا |
| Bu mağazanın son çeyrek satışları yerlerde... ve diğer tüm magağazaların da, işte bu yüzden. | Open Subtitles | إن مبيعات الربع الرابع في هذا المحل و كل المحلات الأخرى إذا كان هذا مهماً |
| İkiniz de bu dükkândan çıkmalısınız. | Open Subtitles | لابد أن تغادرا هذا المحل |
| O fişi bulacağım çünkü kimseye ödeme yapmadan alışveriş yaptı dedirtmem. | Open Subtitles | وسوف اجد الوصل، لأنني لا أريد أي احد يفكر في هذا المحل, بانني لم ادفع. |
| Evet, Burayı alırız ve kahrolası bir müzik kutusu yerleştiririz buraya. | Open Subtitles | نعم, سنشتري هذا المحل ..و نثبِّتصندوقموسيقيداعرهنا. |
| Parayı Burayı açık tutmak için kullandım. | Open Subtitles | استعملت بعض المال، لإبقاء هذا المحل مفتوحاً |
| Babam her Cumartesi buraya gelirdi. Burayı severdi. | Open Subtitles | ابي كان يحب ان يأتي هنا كل سب كان يحب هذا المحل |
| Amcam olmasaydı bu dükkânı alamazdık. | Open Subtitles | أتظنُ بأننا كنا سنحصل على هذا المحل لو لم يكن العم موجود؟ |
| - Artık kendi evin olduğuna göre bu dükkânı devralmalısın. | Open Subtitles | الآن وبما أنك تملك منزلاً, فمن الأفضل أن تدير هذا المحل. ماذا؟ |
| Hayır, eğer ölürsem bu dükkânı senin almanı istiyorum. | Open Subtitles | لا, إذا متُ, أريد منك أن تأخذ هذا المحل. |
| Dinle, Bu dükkan benim her şeyim. Bana da bir şey bırak, duydun mu? | Open Subtitles | اسمع هذا المحل هو كل ما امتلك اترك لى شئ اتسمع؟ |
| Mesela şu iç mekanlarda bunu elde ettik; İsveç Stokholm'de ki Bu dükkan, ya da Hollanda Mimarlık Enstitüsünde, tezgahın bize sunduğu dokuyu üç boyutlu efektler üretmek için kullanabilirdik kullandığımız materyal ile duvarın dokusunu duvarın biçimiyle entegre edebilirdik. | TED | لذلك ، لهذه التصميمات الداخلية ، مثل هذا المحل في ستوكهولم ، السويد ، أو هذا الجدار في هولندا في معهد الهندسة المعمارية الهولندي ، يمكننا استخدام الأثر الذي تتركه الأداة. لإنتاج الكثير من الآثار المكانية ، ويمكننا أن ندرج نسيج الجدار مع شكل الجدار مع المواد. |
| Fakat bu dükkanı büyükbaban açtı. | Open Subtitles | انظر ، ان جدك من قام بـ فتح هذا المحل |
| Kocamı kaybettikten sonra bu dükkanı açtım. | Open Subtitles | لقد افتتحت هذا المحل بعد أن فقدت زوجي |
| İyi de Bu dükkanın sahibi benim. | Open Subtitles | هذا المحل ملكي |
| Bu dükkanın yarısını. | Open Subtitles | نصف هذا المحل |
| Neden Bu mağazanın bir arada olmasını önemsiyorsun ki? | Open Subtitles | لماذا تهتم ما إذا كان هذا المحل سيبقى على بعضه؟ |
| Bu mağazanın adı neydi? | Open Subtitles | ما اسم هذا المحل ؟ |
| - Siktir git lan bu dükkândan. Siktir! | Open Subtitles | اخرج من هذا المحل أيها القذر |
| O fişi bulacağım çünkü kimseye ödeme yapmadan alışveriş yaptı dedirtmem. | Open Subtitles | وسوف اجد الوصل، لأنني لا أريد أي احد يفكر في هذا المحل, بانني لم ادفع. |