| Bir zamanlar, bu hedef oldukça imkansızdı. | TED | في الماضي، كان يبدو هذا الهدف مستحيلًا. |
| Bütün insan ırkı için tasarlama hedefini belirleyerek samimi bir şekilde bu hedef için çalışmaya başladığında bir noktada içinde yaşadığın balonun duvarlarına tosluyorsun. | TED | الآن، حين تضع هدف لتصميم للجنس البشري بأسره، وتبدأ في الدخول في هذا الهدف بشكل جدي، في نقطة ما تواجه جدار الفقاعة التي تعيش داخلها. |
| bu hedefe ulaşmak 10 yıllık zor bir çalışmaya mal oldu. | TED | استغرقت من 10 سنوات من العمل الشاق لنصل إلى هذا الهدف |
| bu hedefe ulaşmamızda çok önemli bir nokta. | TED | وبالطبع، تكثيف تنظيم مكافحة التبغ هو أمر ضروري إذا كنا نريد تحقيق هذا الهدف. |
| Senin için istediğim bu, sonunda bu amaca sahip olman. | Open Subtitles | هذا ما آمله لك، أن تمتلك هذا الهدف في النهاية |
| bu amaca doğru atılacak ilk adım bilgisayara gördüğü şeyleri öğretmek, sanal dünyanın yapı taşı bu. | TED | أول خطوة في سبيل تحقيق هذا الهدف هي أن نلقن الحاسوب كيف يرى الأشياء اللبِنة الأساسية للعالم المرئي |
| Bu amaç doğrultusunda sana bir soru sorayım. | Open Subtitles | وبوضع هذا الهدف في بالنا دعيني أسألكِ سؤال |
| Yapmamız gereken tek şey, ölümlerin her yıl %2,3 oranında düşmesini sağlamak. O zaman hedefi yakalarız. | TED | كل ما علينا فعله هو تخفيض نسبة القتل بنسبة 2.3 بالمائة سنويًا، هكذا يمكننا تحقيق هذا الهدف. |
| Ya tabi, hele göğsümdeki bu hedef tahtasıyla... | Open Subtitles | نعم, صحيح, مع هذا الهدف على صدري. |
| bu hedef, onun etki altına alınma korkusunu ve kontrolü kaybetme kokusunu temsil ediyor. | Open Subtitles | هذا الهدف يمثّل... الخوف من السيطرة فقدانه للسيطرة... |
| bu hedef için Reaper'larla 600 saat harcadık, efendim. | Open Subtitles | امضينا الكثير من الوقت فوق هذا الهدف |
| bu hedefe erişmek ve genel olarak sağlık hizmetlerini geliştirmek bireylerden toplumun tümüne herkesin üstün yararında. | TED | إنّ تحقيق هذا الهدف وتحسين الرعاية الصحيّة بشكلٍ عام يصبّ في مصلحة الجميع، من الفرد إلى المجتمع بأسره. |
| Yarısı odadakilere bu hedefe bağlılığını dile getiriyor ve diğer yarısı dile getirmiyor. | TED | ثُم قام نِصفهم بالإعلان أمام الجميع عن اِلتِزامهم بتحقيق هذا الهدف وأمّا النّصف الآخر فلم يفعل. |
| Tanrı isteklidir, bu hedefe ulaşılacaktır. | Open Subtitles | بعون المولى، هذا الهدف سيتحقق. |
| O öldü çünkü bu amaca ulaşmak her şeyden daha önemli. | Open Subtitles | .. إنه ميّت الآن لأن الوصول إلى هذا الهدف أكثر من مُهمّ |
| Ama bu amaca ulaştığını asla göremeyeceksin çünkü bunun çok öncesinde kafayı yemiş olacaksın. | Open Subtitles | ولكن عليك أبدا أعرف أنك أنجزت هذا الهدف لأنك ستكون قد ذهبت مجنون قبل فترة طويلة. |
| Piyango bu amaca hizmet etmiyor. Engelliyor. | Open Subtitles | اليانصيب لا يخدم هذا الهدف |
| Bu amaç önemli, gerekli ve iddialı. | TED | هذا الهدف مُلِح وضروري وطموح. |
| Ve eğer bir kimse yalan söylerse Bu amaç bozulmuş olacaktı. | Open Subtitles | فإذا قام شخص بقول شيء غير صحيح -كذبة- يصبح هذا الهدف معدوماً |
| Bu amaç uğruna bütün hareketleri destekleyeceğim. | Open Subtitles | سأدعم أى حركه تقود الى هذا الهدف |
| Unutma, sağa dön, sola tekmele, başını çevir, hedefi kaçırma. | Open Subtitles | تذكر ، تمركز باليمنى واركل باليسرى لتضرب الرأس وانت تدور ، ركز على هذا الهدف |