| Hızlı bir eğlenceye hayır demezdin, senin içgüdülerinden biri bu değil mi ? | Open Subtitles | تقول بأنك لا تمانع بأن تحظى بمتعة سريعة هذه احدى دوافعك أليس كذلك ؟ |
| Davadan kurtulmanın yollarından biri bu. Sanırım. | Open Subtitles | حسناً هذه احدى الطرق لتجنّب المحاكمة، افترض |
| Hayatım boyunca beklediğim fırsatlardan biri bu. | Open Subtitles | هذه احدى اللحظات التي تحلم بها طوال حياتك |
| Bekle, bunun bacakları mı var? | Open Subtitles | هل هذه احدى كذباتك ؟ |
| Eğer onlardan biri bürodaki kıdemli kişilerden biriyse bu Flynn çocuğunu babasının intikamını alması için ikna etmiş olabilir. | Open Subtitles | ان كانت هذه احدى اكبر العمليات في المكتب فلقد اقنعوا (فلين) الابن لكي ينتقم بإسم والده |
| Araştırmasının önemli odaklarından biri bu. | Open Subtitles | هذه احدى الاهتمامات الرئيسية لبحثه |
| Bekle, bunun bacakları mı var? | Open Subtitles | هل هذه احدى كذباتك ؟ |
| Eğer onlardan biri bürodaki kıdemli kişilerden biriyse bu Flynn çocuğunu babasının intikamını alması için ikna etmiş olabilir. | Open Subtitles | ان كانت هذه احدى اكبر العمليات في المكتب فلقد اقنعوا (فلين) الابن لكي ينتقم بإسم والده |