Beni ölüme götürüyorsunuz. Bu da sizi benim cellatlarım yapar. | Open Subtitles | فبما أنكم تأخذونني إلى هلاكي .. فهذا يجعلكم جلاديّ |
Beni ölüme götürüyorsunuz. Bu da sizi benim cellatlarım yapar. | Open Subtitles | فبما أنكم تأخذونني إلى هلاكي .. فهذا يجعلكم جلاديّ |
Beni ölüme götürüyorsun. | Open Subtitles | أنت تسير بي نحو هلاكي |
Adamlar bunu benim sonum olarak görüyor, ve kazlar gibi terhis edilmek için bağırıyorlar. | Open Subtitles | يظن الرجال أنها علامة هلاكي و يتارعون علي الترحيل |
Emrys görünüşe göre benim sonum olmayacaksın. | Open Subtitles | إذاً (إيمريس) يبدوا إنك لن تكون هلاكي على اية حال |
Bunu yapmanın yolu Oliver'dı. Onun ölümü benim ölümüm yerine geçiyor. | Open Subtitles | و(أوليفر) كان وسيلتي لتنفيذها، لذا فإن موته يعني هلاكي. |
Benim sonum olacağını söyledi. | Open Subtitles | قالت إنه هلاكي |
Camille ölülerin şehrinde bir engel büyüsünün arkasında saklanırken benim ölümüm anlamına gelen şeyle benimle alay ederken oldukça net görünüyor. | Open Subtitles | أختلف معك، (كاميل) تبدو بأتّم صوابها مستترة وراء تعويذة حاجز في مدينة الموتى وقد تهكّمت عليّ بسلاح هلاكي! |