| Şu dolapta, üst çekmecede üzeri etiketsiz küçük mavi bir ilaç şişesi var. | Open Subtitles | ابحثي في الخزانة ، في الرف العلوي هناك زجاجة زرقاء صغيرة بدون ملصق |
| Tamam, ilk yardım dolabına git. Ofloxacin şişesi var. - Ofloxacin. | Open Subtitles | حسناً، اذهبي للمخبأ الطبي هناك زجاجة أوفلاكسيسين |
| Sana göstermek istediğim çok güzel bir Cabarnet şişesi var | Open Subtitles | هناك زجاجة شراب جيدة أود أن أريكِ إياها |
| Sanırım özel bir gün için ayrılmış bir şişe viskimiz olacaktı. | Open Subtitles | حسناً هيا بنا عزيزتي أعتقد ان هناك زجاجة ويسكي بانتظارنا |
| Daha yeni doldurtmultum. bir şişe daha olacaktı. | Open Subtitles | ملأت هذه العلبة منذ يومين هناك زجاجة أخرى هنا |
| Dostum, orada masanın üstünde bir şişe şarap var. | Open Subtitles | صديقي هناك زجاجة نبيذ علي المنضده هناك |
| - Açılmış şarap var. | Open Subtitles | هناك زجاجة مفتوحة |
| Tamam, ilk yardım dolabına git. Ofloxacin şişesi var. | Open Subtitles | حسناً، اذهبي للمخبأ الطبي هناك زجاجة (أوفلاكسيسين) |
| Cebimde küçük bir konyak şişesi var. | Open Subtitles | هناك زجاجة من الشراب في جيبي |
| Şurada bir şişe brendi görüyorum. | Open Subtitles | توجد هناك زجاجة من البراندي هل لي بكأس واحد؟ |
| Şurada bir şişe brendi görüyorum. Ne dersin? | Open Subtitles | توجد هناك زجاجة من البراندي هل لي بكأس واحد؟ |
| Dolapta açık bir şarap var. | Open Subtitles | هناك زجاجة نبيذ في المبرّد |