Yolculuklarının altında yatan bir şey olduğunu biliyordu ama devam etmek için elinde sadece bir dürbün bir başka yangının daha olduğu bilgisi ve bir kağıtta yazılı iki kelime vardı. | Open Subtitles | ,كان يعلم أن هناك شئ فى رحلتهم ,كان كل ما يفكر به هو عدسة التجسس . معرفة أنه هناك حريق أخر فظيع بسبب ورقتان |
Bizi bulduğunuz harabelerde bir şey olabilir gemiminizin kontrolünü kaybetmemize sebep olan. | Open Subtitles | ربما يكون هناك شئ فى الأطلال أفقدنا السيطرة على مركبتنا |
bir şey bizi takip ediyor. Devam etmeliyiz geri dönecek zaman yok. | Open Subtitles | غذا كان هناك شئ فى الغابة يراقبنا فعلينا الغستمرار فى السير فلا يمكننا الرجوع |
Bu " Göçmen Paradoksu" olarak adlandırdığımız şey ve bu resmediyor ki Birleşik Devletler'in ortamında bir şey bizi hasta ediyor. | TED | هذا ما تسميه الأبحاث " تناقضات المهاجرين،" ويوضّح كذلك أن هناك شئ فى بيئة الولايات المتحدة يجعلنا مرضى. |
Fakat ortada çok daha iyi bir şey var. | Open Subtitles | ولكن, هناك شئ فى بالى افضل كثيرا.. |
Geçişlerde beni meraklandıran bir şey var. | Open Subtitles | ولكن, هناك شئ فى هذا الأختلاف ازعجنى |
- İlk taslakta... kalmaya değeceğini düşündüğün hiç mi bir şey yok? | Open Subtitles | -ألم يكن هناك شئ فى النص الأصلى تشعرين أنه يستحق الإبقاء عليه ؟ |
Yanılıyor olabilirim ama, mektubunda bana yazdığın bir şey sen de bir sanatçı ruhu olduğunu düşünmeme neden oldu. | Open Subtitles | أنا ممكن أكون مخطا ...لكن هناك شئ فى خطابك جعلنى أفكر , أن لديك روح فنان ... |
Her neyse... canımı sıkan bir şey var. | Open Subtitles | ... على ايه حال هناك ... شئ فى الـواقع يزعجنى |
Şu anda nezarethanede seni neşelendirebilecek bir şey var. | Open Subtitles | هناك شئ فى زنزانة السجن قد يبهجك |
Bir de kavanozda bir şey var. | Open Subtitles | هناك شئ فى الجرة |
Ama onlara ait bir şey geri geldi. | Open Subtitles | هل هناك شئ فى العودة ؟ |
Yavaşlayın. Burada yolda bir şey var. | Open Subtitles | ابطئ هناك شئ فى الطريق هنا |
Tren istasyonunda bir şey yok. | Open Subtitles | ليس هناك شئ فى محطه القطار |