| benim işim bu. Menajerlerle, plak yapımcılarıyla, bar sahipleriyle görüşüyorum. Bu da çok çalışmak demek. | Open Subtitles | هذا هو عملى , اننى احاول مع المديرين , مسئولى التسجيل , مالكى النوادى , انة عمل صعب |
| Çünkü daha önce hiç görmediğim bir şey yüzünden ölüyor ve benim işim onun hayatını kurtarmak. | Open Subtitles | لأنها تحتضر بسبب شيئاً لم أعهده من قبل وهذا هو عملى لحماية حياتها |
| Söz konusu benim işim ve bana konuşacaksın! | Open Subtitles | هذا هو عملى هنا وستتحدث معى والآن. |
| - Bu benim işim. - Bizim de işimiz. | Open Subtitles | هذا هو عملى هذا هو عملنا أيضا |
| Emin olmak benim işim. | Open Subtitles | لأن اليقين هو عملى |
| Çünkü bu benim işim! | Open Subtitles | لأن هذا هو عملى |
| Bu benim işim, Henri. | Open Subtitles | هذا هو عملى ، ياهنرى |
| Bu benim işim, Henri. | Open Subtitles | هذا هو عملى ، ياهنرى |
| Unutma ki bu benim işim. | Open Subtitles | هيى هل تعرف ماذا؟ هذا هو عملى |
| benim işim bu. | Open Subtitles | نعم , هذا هو عملى |
| Senin işin. "Bu" ise benim işim. | Open Subtitles | هذا هو عملك هذا هو عملى |
| Ailem bakımı, Piper benim işim. | Open Subtitles | الإهتمام بعائلتى هو عملى (بايبر)ْ |
| benim işim bu. | Open Subtitles | أنتِ تحرجينى - هذا هو عملى - |
| Emin olmak benim işim. | Open Subtitles | اليقين هو عملى |
| Bu benim işim. | Open Subtitles | هذا هو عملى. |
| Şey, bu benim işim! | Open Subtitles | هذا هو عملى |
| benim işim bu! | Open Subtitles | هذا هو عملى ! |