| Babam da baş belasının tekiydi ama O ve annem işleri yürütüyordu. | Open Subtitles | مع ذلك، أبي كان مزعجاً، لكنه هو وأمي دوماً يجعلا الأمر ينجح. |
| O ve annem gelip bizimle yaşayacak bebek doğduğunda. | Open Subtitles | هو وأمي سيأتون للعيش معنا حينما يولد الطفل |
| O ve annem içip içip zina yapardı ve beni döverlerdi. | Open Subtitles | هو وأمي إعتادا على الشرب والمُضاجعة وضربي ضرباً مربحاً .. |
| O ve annem Tommy'i atlıkarıncaya götüreceklermiş. | Open Subtitles | هو وأمي سيصطحبان "تومي" للأرجوحة الدوارة. |
| O ve annem bir süre Hanna'nın odasındalardı. | Open Subtitles | لقد كان هو وأمي في غرفة هانا لفترة |
| O öldükten sonra bile, O ve annem iyi arkadaştılar. | Open Subtitles | وحتىبعدوفاته,هو وأمي كانا أصدقاء... |