| Konuşmasınlar diye O ve arkadaşı birbirlerini yok ettiler. | Open Subtitles | هو وصديقه قهروا بعضهم البعض لذالك لم نستطع التحدث معه |
| O ve arkadaşı karımın yanında olmak için fırsat kolluyordu. | Open Subtitles | هو وصديقه يبحثان عن اي سبب ليكونا قرب زوجتي |
| O ve arkadaşı, bizi aldılar ve kendi mekanlarına getirip Clary'ye eğer Kupa'yı bulamazlarsa onu öldüreceklerini söylediler. | Open Subtitles | هو وصديقه أخذونا كان بتسكعو معنا قليلا وبعد ذلك اخبرو كلاري أنها سوف يقتلونها إذا لم يجدو الكأس |
| Bir seferinde o ve iki arkadaşı koca bir alanı kaplayan mağara sistemini keşfetti. | Open Subtitles | هو وصديقه أعطيا المساحة الأكبر في الكهوف. |
| Arkadaşıyla birlikte beni kikloptan kurtarmaya geliyorlardı. | Open Subtitles | هو وصديقه كانوا في طريقهم لأنقاذي من سايكلوبس |
| Uzun lafın kısası, O ve arkadaşı hotelden para çalmaya çalışıyorlar. | Open Subtitles | القصة بإختصار هو وصديقه يحاولون سرقة الفندق |
| Sanırım O ve arkadaşı dün gece evime girdiler. | Open Subtitles | أعتقد أنه هو وصديقه اقتحموامنزليالبارحة. |
| O ve arkadaşı otellerine dönmek istiyorlar. | Open Subtitles | . هو وصديقه يريدان العودة لفندقهما |
| O ve arkadaşı Paul. Scarcetti işiyle ilgili. | Open Subtitles | هو وصديقه بول إكتشفا شيء حول سكارسيتي |
| Ne oldu ? O ve arkadaşı ufak bir çift motorluyla çıkmışlar. | Open Subtitles | هو وصديقه قاما بالتحليق بطائرة صغيرة |
| O ve arkadaşı ufak bir çift motorluyla çıkmışlar. | Open Subtitles | هو وصديقه قاما بالتحليق بطائرة صغيرة |
| Bir seferinde o ve iki arkadaşı koca bir alanı kaplayan mağara sistemini keşfetti. | Open Subtitles | هو وصديقه أعطيا المساحة الأكبر في الكهوف. |
| - Dayımla ve Arkadaşıyla birlikte oturuyoruz. | Open Subtitles | نعيش معه هو وصديقه لقد وعدتى |
| Dick, Clutter'ların evini soyacağını söyledi. Arkadaşıyla birlikte. | Open Subtitles | قال (ديك) أنه سيقوم بسرقة منزل (كلاتر) هو وصديقه. |