Önümdeki kuma bir tane yarım daire çizdim üstünden geçmiyorum ve sanki havada süzülür gibi görünüyorum. | TED | قمت برسم نصف دائرة أمامي في الرمال لن أقوم بتجاوزها وأبدو وكأنني عائمة في الجو. |
Kendimi daha iyi hissediyorum. Daha iyi görünüyorum. Daha iyi terliyorum. | Open Subtitles | أشعر بحال أفضل ، وأبدو بحال أفضل وأتعرق بشكل أفضل |
Makyaj falan yapmadım, saçım berbat ve iğrenç görünüyorum. | Open Subtitles | لا أضع المكياج, شعري بحالة سيئة, وأبدو قبيحة |
Üzgünüm, etrafta bununla geziniyorum. Kendi kendisiyle konuşan deli biri gibi görünüyorum. | Open Subtitles | معذرة، أستعمل السماعات باستمرار، وأبدو كشخص مجنون يتحدث مع نفسه |
O geçen seneydi. Şimdi iyi görünüyorum. Dolgunlaşıyorum. | Open Subtitles | لقد كان هذا للعام الماضي لقد كسبت المزيد من الوزن وأبدو بهيئة افضل الآن |
Tüm stoklarım... boşa gitti, vede salak gibi görünüyorum! | Open Subtitles | لذا فكل مجهودى ضاع هباءا وأبدو غبيا |
Peruksuz daha da kötü görünüyorum. | Open Subtitles | وأبدو أسوء بكثير دون شعري المستعار |
Saçım aptal görünüyor, ve ben de tam bir ahmak gibi mi görünüyorum? | Open Subtitles | شعري يبدو غبيًا، وأبدو كالأحمق؟ |
Hazır değilim. Berbat görünüyorum. | Open Subtitles | أنا لست مستعدة، وأبدو بشعة |
Ve aptal gibi görünüyorum Şunu desene: | Open Subtitles | وأبدو مثل الأبله |
İyi hissediyorum, iyi görünüyorum." | Open Subtitles | "أشعر جيداً، وأبدو جيداً" |
Ben 75 yaşındayım, ama 21 gibi görünüyorum. | Open Subtitles | ! عمري 75 وأبدو في الـ 21 |
Bir de gülünç görünüyorum. | Open Subtitles | وأبدو سخيفاً. |
Harika görünüyorum. | Open Subtitles | وأبدو رائعًا |