Ölümüne yaklaşırken onun müritleri ve takipçileri ona hep şu soruyu sordular, "İşin sırrı nedir? | TED | لأنه كان يقترب من موته ظل حواريوه وأتباعه يسألونه, ما هو السر؟ |
Jordan Collier ve takipçileri küresel bir devrime başladılar, ve şirketime saldırıları da açılış bombardımanı. | Open Subtitles | جوردون كولير وأتباعه مصممين على الثورة العالمية و هذا الهجوم على شركتى هو الافتتاحية |
Bugün Saddam ve yandaşları tarafından vahşice katledilen üç bin Şii'nin akrabaları kemikleri ayırmak ve sevdiklerinin kimliğini belirlemek üzere toplandılar | Open Subtitles | وصباح اليوم وجدوا ما يقارب 3 آلاف شيعي قتلوا بوحشيه من قبل (صدام) وأتباعه يتم جمع بقايا العظام والتعرف على هوياتهم |
Bundan kısa bir süre sonra, savaşın akıbeti daha az kesin hâle geldiğinde Hitler ve yandaşları kudurmuşları ve katilleri serbest bıraktı. | Open Subtitles | فقط عندما أصبحت نتائج الحرب أقل تأكيداً هتلر وأتباعه أطلقوا موجة الكره والقتل بسببها "الحل النهائي" |
Efendimin ve müritlerinin gözleri açıktır. | Open Subtitles | سيدى وأتباعه ينظرون حوله بالعيون المفتوحة |
İsa ve onun 12 havarisi aşkına. | Open Subtitles | من أجل المحبة التي نحملها للسيد المسيح وأتباعه |
O ve müritleri Celile'nin yabanlarına kaçtılar. | Open Subtitles | هو وأتباعه دينا فلوريدا إد إلى براري الجليل. |
Mekke'de, Hz. Muhammed ve takipçileri 1 numaralı toplum düşmanı haline gelmişlerdir. | Open Subtitles | في مكة محمد وأتباعه اصبحوا الآن لمجتمعهم العدو الاول |
Kureyşliler artık Hz. Muhammed ve takipçileri üzerinde daha sıkı yasaklamalara gitmişlerdir. | Open Subtitles | قريش الآن تفرض عقوبات اكثر صرامة على محمد وأتباعه |
Eski dünyada, şeytan ve takipçileri arasında elçi görevi gördüğü söylenir. | Open Subtitles | في العهد القديم كانوا يعتقدون أنها المرسال مابين الشيطان وأتباعه |
Muhammed ve takipçileri böyle aşırı bir provokasyona bile tepki olarak herhangi bir şiddet uygulamadan sebat etmişlerdir. | Open Subtitles | محمد وأتباعه قاوموا بدون اللجوء لأي عنف |
Musa ve takipçileri insanlar tarafından yakalanacak ve ben siz daha fark etmeden... | Open Subtitles | موسى وأتباعه القبض عليه من قبل البشر ولي في مهب الريح قبل أن تنطلي حتى ... |
Charles Darwin ve takipçileri gezegendeki bütün yaşamın nasıl tek bir kaynaktan evrildiğini göstermekteler. | Open Subtitles | أظهر (تشارلز داروين) وأتباعه كيف أنّ كلّ شيء حيّ على الكوكب تطوّروا من أصل واحد. |
Şeytan gerçek ve yandaşları her yerde. | Open Subtitles | الشيطان حق وأتباعه الإناث في كل مكان |
O ve yandaşları Elizabeth Dane adındaki hızlı bir yelkenliyle kıyı boyunca seyahat ediyorlar." | Open Subtitles | هو وأتباعه السفر أسفل الساحل... ... فيمقصيشحنمسمّى دنماركي إليزابيث." |
Raphael ve yandaşları cenneti yönetmek istiyor. | Open Subtitles | (رافاييل) وأتباعه يطمحون للسيطرة على النعيم |
Raphael ve yandaşları cenneti yönetmek istiyor. | Open Subtitles | رافاييل) وأتباعه) يطمحون للسيطرة على النعيم |
Raphael ve yandaşları cenneti yönetmek istiyor. | Open Subtitles | (رافاييل) وأتباعه يريدون حُكم النعيم |
Mo Tze ve müritlerinin yazılarındaki merak kıvılcımları etkili bir biçimde saf dışı edilmişti. | Open Subtitles | شرارات من الفضول في كتابات مو تزو وأتباعه تم القضاء عليها بشكل فعال |
Kurtarıcımızın dileği ve kanı sayesinde bugün Zalim'i ve onun döllerini ortadan kaldıracağız. | Open Subtitles | ثم باستخدام دم مخلصنا اليوم سنقوم بإبادة المختار وأتباعه |
Ephesian ve müritleri F.B.I. ve A.T.F.'nin Esinlenmeler 12:17'de sözü geçen şeytanın ordusu olduğuna inanıyorlar: | Open Subtitles | (إيفيزيان) يعظ وأتباعه يصدقون أن إف. بي. |