| Yemeğini gerçek bir çatalla yemeni istedim, ve medeniyetteymişsin gibi hissetmeni. | Open Subtitles | وأردتك أن تأكلي طعامك بشوكة حقيقية لتشعري بالتحضر |
| Sana yemek ısıttım çünkü pis bir yerde kalıyorsun, yemeni istedim. | Open Subtitles | أحضرتُ لك طبقاً... لأنك تقيم في فندق هزيل... وأردتك أن تأكل |
| Bununla hiç gurur duymuyorum, ve bilmeni istedim. | Open Subtitles | لست فخورةً بهذا أبداً وأردتك أن تعلمي هذا |
| Yarım saatliğine eğlenmeni istedim. | Open Subtitles | وأردتك أن تحظى بنصف ساعة من المرح |
| Ve özlendiğini bilmeni istedim. | Open Subtitles | وأردتك أن تعلم بأني سأشتاق لك كثيرا |
| Çünkü şu anda onunla berabersin ve işlemler başlamadan haberin olsun istedim. | Open Subtitles | لأنك معه الآن وأردتك أن تعرفي مبدئياً |
| Ve sana da onu tanıma şansı vermek istedim. | Open Subtitles | وأردتك أن تنالي فرصة للتعرف إليه. |
| Benden duymanı istedim. | Open Subtitles | أجل وأردتك أن تعرف مني |
| Bu ve ayrıca bunu da vermek istedim. | Open Subtitles | حسنا، وأردتك أن أعطيك هذا. |
| Amy Moore ile buluşmak istedim ve Southampton'da öğle yemeğine çıktım . | Open Subtitles | كنت أتناول الغداء في مدينة (ساوثامبتون) وأردتك أن تقابل (إيمي مور) |
| En sonunda senden durmanı istedim. | Open Subtitles | وأردتك أن تتوقف بشدة |
| Sonuncu da sen ol istedim. | Open Subtitles | وأردتك أن تكون الأخير |
| Sana da unutmak için şans tanımak istedim. | Open Subtitles | "وأردتك أن تنسى" |
| Ve bilmeni istedim. | Open Subtitles | وأردتك أن تعلم |