| Jim Ewing yüksekten düştü ve ciddi şekilde yaralandı ama gözleri yüksekteydi, dönmek istediği yerde. | TED | سقط جيم إوينغ على الأرض وأصيب بإصابات بالغة، لكن عيناه كانتا تحدقان نحو السماء، حيثما كان يتوق دائمًا للعودة. |
| 2013 yılı yeni rekorlar kırdı: 155 çalışma arkadaşımız öldürüldü, 171'i ağır yaralandı, 134'ü kaçırıldı. | TED | وقد كسر عام 2013 كل الارقام القياسية: فقد قُتل 155 من الزملاء، وأصيب 171 إصابات خطيرة، وتعرض 134 للاختطاف. |
| Keskin nişancı düştü, yaralanmıştı ama ölmemişti, çünkü işe yarar bilgi saklıyor olabilirdi. | Open Subtitles | سقط القنـاص، وأصيب لم يقتـله، قد يكون لديه معلومـات |
| 70.000 kişi yaralanmıştı. | Open Subtitles | وأصيب سبعون ألف أخرين |
| Bir tartışma çıktı ve bir adam vuruldu. | Open Subtitles | كان هناك قتال وأصيب رجل بالرصاص. |
| Savaş yüzünden zarar görmüş, ruhsal olarak yaralanmış ve sarsıntı geçirmiştir. | Open Subtitles | تعرض للأذى وأصيب داخليا بسبب الحرب وتعرض كذلك للصدمة من جرائها |
| Üç Birlik askerini öldürdü ve Rahm Tak'ı yaraladı. | Open Subtitles | انه أنزل ثلاثة V.C. الجنود وأصيب رام تاك نفسه. |
| Şansımı zorladım ve İndian yaralandı. | Open Subtitles | قررتُ المخاطرة وأصيب الهندي أثناء المحاولة. |
| Magma patladı, tırmanıcılardan birine parça isabet etti ama hafif yaralandı. | Open Subtitles | انفجرت الصهارة، وأصيب واحد من المتسلقين، والذين تمكنوا من الهرب تعرضوا لإصابات طفيفة. |
| bu operasyonda 3 kişi öldü, 96 kişi yaralandı. | Open Subtitles | قتل ثلاثة, وأصيب 96 آخرون في تلك العملية. |
| Kamboçya'da tekstil fabrikası işçileri ile polis arasındaki çatışmalarda bir kadın öldü ve birkaç kişi yaralandı | Open Subtitles | توفيت امرأة وأصيب عدة أشخاص في اشتباكات بين عمال مصانع النسيج وشرطة مكافحة الشغب في كمبوديا. |
| 700 kişi dışarı çıkmaya çalışırken yaralandı. | TED | وأصيب 700 آخرون أثناء محاولتهم الخروج . |
| 1600 civarında Hazarlı çeşitli saldırılarda öldürüldü. 3.000 kadarı yaralandı, bir çoğu da kalıcı olarak sakat kaldı. | TED | ما يقارب 1,600 من مجتمع الهازارة لقوا مصرعهم في هجمات مختلفة، وأصيب ما يقارب ال 3,000 بجراح، وأصيب العديد منهم بإعاقات دائمة. |
| Mamoru Koreli vatansever Yun Bong-gil'in Şangay'da gerçekleştirdiği suikast girşiminde yaralanmıştı. | Open Subtitles | وأصيب في محاولة إغتيال من قبل وطني كوري( يون بونغ جيل ) في شنغهاي |
| -Tommy Burgess yüzünden vuruldu. Popeye Wynn kıçına yedi. | Open Subtitles | أصيب بورجيس في وجهه وأصيب وين في مؤخرته |
| ve o çaylak orada vuruldu. | Open Subtitles | بناء على قول رئيسك، وأصيب بطبلق |
| Eski Vietnam deniz piyadesi, Carlos 3 kere nöbet için gönüllü oldu ve her seferinde vuruldu. | TED | (كارلوس)، محارب البحرية القديم في حرب فيتنام الذي تطوع لثلاث جولات وأصيب بطلق ناري في كلٍ منها. |
| Beş meslektaşım öldürülmüş, üçü ağır yaralanmış, yedisi rehin alınmıştı. | TED | فقد قُتل خمسة من زملائي، وأصيب ثلاثة باصابات بالغة. وسبعة أخذوا كرهائن. |
| Üç kişi oracıkta ölmüş ve bir çoğu da yaralanmış. | Open Subtitles | مات 3 أشخاص من فورهم، وأصيب الكثيرون أيضًا. |
| Saat 7:00'de yaralanmış. | Open Subtitles | وأصيب عند السابعة، فذهب إلى طوارئ المستشفى |
| Bir koruma öldürdü ve Steen Birger Brask yaralandı. | Open Subtitles | الحارس الشخصي لقي مصرعه وأصيب (ستيفن بيرغر براس) |