| Dostum, Hooper baloyu iptal ederse senin için çok kötü olur. | Open Subtitles | . . من المفزع امكانية إخفااقك إذا هوبر تتبعنا وألغى الحفل |
| Partiden 2 gün önce, biri şirketi aramış, Ethan Burdick olduğunu ve palyaçoların iptal edilmesini istemiş, bununla beraber Ethan, telefon etmediğini söylüyor. | Open Subtitles | اتصل أحدهم قبل يومين من الحفلة وقال بأنه إيثان بورديك وألغى طلب المهرجين وقد قال إيثان بأنه لم يفعل ذلك |
| O da senin hanımeli arkadaşın benim için seninle olan yemeğini iptal etmesi. | Open Subtitles | هو صديقك الجديد الذي أهديته الورود وألغى الغداء معك لأجلي. |
| Ben varmadan bir hafta önce bu büyük yazılım şirketinin CEO’su bu 200 mühendisten oluşan gruba gidip projeyi iptal etmişti. | TED | وفي الأسبوع قبل أن أصل ، ذهب الرئيس التنفيذي لهذه الشركة الضخمة للمجموعة ، 200 مهندس ، وألغى المشروع . |
| Ofise ne zaman gitti ve lisansı iptal etti? | Open Subtitles | عندما ذهب إلى المكتب وألغى التصديق؟ |
| Sonra babamın tepesi attı tabii. Gözlerimin önünde satışı iptal etti. | Open Subtitles | أبي غضب كثيرًا وألغى البيعة أمامي. |
| Tüm kartlarını da iptal ettirdi. | Open Subtitles | وألغى بطاقات الصرافة الآلية، كل شيء. |
| Chuck aradı, bu geceki toplantımızı iptal etmiş. | Open Subtitles | إتصل تشاك وألغى لقائنا الليلة |
| Matty'yi kreşe götürdüm müvekkilim toplantıyı iptal etti... | Open Subtitles | -حسناً، لقد أخذت (ماتي) لدار الرعاية، وألغى عميلي الموعد، لذا .. |
| Kelly durumu öğrendi ve düğünü iptal etti. | Open Subtitles | لقد إكتشف أمرها وألغى الزواج |