| Hep canlıydı ve ilhamı vardı ve başarılı olmak istiyordu. | Open Subtitles | لقد كان جاري مليئاً حياة والهام واراد النجاح لقد كان مذهلاً |
| Bütün aile işlerinde olduğu gibi, işleri ondan sonra benim devralmamı istiyordu. | Open Subtitles | وكمثل كل اعمال العائله بالنهايه كان عليه التخلي عن الرئاسه واراد مني تولي ذلك |
| Kabineye tanıklık edecekti ve bunun için hazır olmak istiyordu. | Open Subtitles | لقد كان يثدم شهادته امام مجلس الوزراء واراد ان يكون مستعداً |
| Beni Tina'yla aldattığı zaman, ben sadece evlilikten sıkıldığını ve etrafta boş boş dolaşmak istediğini düşünmüştüm. | Open Subtitles | عندما خانني مع تينا ظنت انه مل من الزواج واراد ان يعبث |
| Beni Tina'yla aldattığı zaman, ben sadece evlilikten sıkıldığını ve etrafta boş boş dolaşmak istediğini düşünmüştüm. | Open Subtitles | عندما خانني مع تينا ظنت انه مل من الزواج واراد ان يعبث |
| Herif öyle sarhoştu ki bana dokunmak istiyordu. | Open Subtitles | الفاسق كان سكران جدا واراد ان يمسكني انا ايضا |
| Ve dışarı çıkıp hayatı, dünyayı tecrübe etmek istiyordu. | Open Subtitles | واراد الخروج واكتساب خبرات في الحياة |
| DNA hakkında konuşmak istiyordu. | Open Subtitles | واراد ان يتحدث عن الحمض النووي |
| Yanına gelmek istiyordu, Daniel. | Open Subtitles | واراد ان يذهب اليك |
| Aralarının olmasını istiyordu. | Open Subtitles | واراد ان يبدا علاقة معها |
| Ailesinin geçimini sağlamak istiyordu. | Open Subtitles | واراد ان يقدم شيئاً لعائلته. |