| Ama bu akşam o ezik Titanik'e binip bu uzun, harika eldivenleri giyip tavuk nuggettan farklı bir şeyler yemek istemiştim. | Open Subtitles | ولكن الليله أريد الركوب على متن تيتانك وارتداء قفازات الكوع هذه |
| Müziği, dans etmeyi, şampanyayı ve en güzel giysilerimi giyip, takılarımı takmayı severim. | Open Subtitles | انا احب الموسيقى, والرقص والشمبانيا وارتداء الطف ملابسى وكل جواهرى |
| Eve gidip, pijamalarımızı giyip, Grey's Anatomy'yi seyredemez miyiz? | Open Subtitles | ألا يمكن الذهاب إلى المنزل وارتداء ثياب النوم ومشاهدة (غريز آنآتومي)؟ |
| Bir anlaşma yaptık ama pelerin giymek bir parçası değildi. | Open Subtitles | إن بيننا اتفاقًا, وارتداء عبائة ذهبية لم يكن جزءًا منها. |
| Gerçekten parlak rujumu ve o kızımsı eteği giymek istiyordum, ancak giymemeye karar verdim. | TED | كنت أرغب حقا في وضع ملمع الشفاه وارتداء تنورتي الأنثوية خاصتي، لكن قررت ألا أفعل. |
| Oraya taşınmak ve kahvaltıda soğuk et yiyip şort giymek istiyorum. | Open Subtitles | أريد الرحيل إلى هناك وتناول لحماً بارداً على الفطور وارتداء السراويل القصيرة |
| Biraz saçmala, bir kask tak ve montunun fermuarını çek. | Open Subtitles | كل ما عليك فعله هو اطلاق لعابك وارتداء خوذة وإغلاق ردائك |
| Yürümek, bisiklete binmek, pantolon giymek. | Open Subtitles | تعلمي للمشي و ركوب الدراجات وارتداء السراويل |
| Banyo yapmak için, elbiselerimi giymek için tuvalet için bile yardıma ihtiyacım vardı. | Open Subtitles | احتجت للمساعدة للإستحمام، وارتداء الملابس، لأذهب للحمام، حتى. |
| Replikler ezberlemek, izleyicilere reverans yapmak, kostümler giymek. | Open Subtitles | حفظ الجمل والانحناء للجمهور وارتداء الأزياء. |
| Biraz saçmala, bir kask tak ve montunun fermuarını çek. | Open Subtitles | كل ما عليك فعله هو اطلاق لعابك وارتداء خوذة وإغلاق ردائك |