| Ben valse, bir kasabaya ve bir erkeğe aşığım. | Open Subtitles | أنا واقعه في حب - والتز والبلدة انه رجل بحق |
| Duygularımı saklıyordum, çünkü ona aşığım. | Open Subtitles | أنا أخفي مشاعري لأني واقعه بحبه |
| Başkasına aşığım. | Open Subtitles | انا واقعه في عشق شخص اخر |
| dedi. Bi Çinli'ye, bir Çinli kıza Aşık olduğunu söyledi. | TED | قالت إنها واقعه في الحب ، مع فتاه صينيه جميله. |
| Bir Musevi'ye Aşık oldum ve onu bulmam 20 yılımı aldı. | Open Subtitles | أنا واقعه بحب شخص يهودي استغرقني الأمر عشرون عاماً لأجده |
| Ve başım ilk kez derde girdiğinde, sana daima destek olan tek insana sırtını dönüyorsun. | Open Subtitles | وللمره الأولى .. وانا واقعه في مشكله , ادرتِ ظهركِ لي للشخص الوحيد الذي وقف بجانبك |
| Şimdi kameraya dönüp, "Varoş beyazıyım ve başım belada" deyin. | Open Subtitles | :والآن إنظري إلى الكاميرا وقولي "أنا من "وايت تراش" وأنا واقعه في المتاعب" |
| Ama, Mike, Boo'nun başı belada! Yardımımıza ihtiyacı var! | Open Subtitles | ولكن "ميك" الـ"بوموبيل" واقعه فى ورطه إنها فى حاجه إلى مساعدتنا |
| Spencer'ın başı belada ve sen de hiç yardımcı olmuyorsun. | Open Subtitles | سبينسر" واقعه بكثير من المشاكل " وانت لا تساعدها |
| "aşığım, kardeşim. " | Open Subtitles | انا واقعه فى الحب أختاه |
| - Finn'e aşığım. | Open Subtitles | انا واقعه في حب فين |
| Ben sana aşığım, Samar. | Open Subtitles | ياسامار حبك فى واقعه انا |
| Ve sana hala aşığım. | Open Subtitles | و انا لا زلت واقعه في حبك |
| aşığım, değil mi? | Open Subtitles | أنا واقعه بالحب, أليس كذلك؟ |
| Tatlım Heck başkasına Aşık olduğunu söylerken ne demek istedi? | Open Subtitles | عزيزتي عندما قال هيك لي انكي واقعه في عشق شخص اخر |
| Sana Aşık olduğumu falan mı? | Open Subtitles | أنني واقعه في غرامك أو شيء من هذا القبيل? |
| "Varoş beyazıyım ve başım belada." | Open Subtitles | "أنا من "وايت تراش وأنا واقعه في المتاعب |
| Sence başım ne kadar dertte? | Open Subtitles | هل تعلمين كم أنا واقعه فى مشكله؟ |