| Çocuklarıma odaklanmak zorundayım ve onların iyi olduğundan emin olmalıyım. | Open Subtitles | لا بد لي من التركيز على أولادي والتأكد من انهم بخير |
| Astrid, sen ve diğerleri onları Değişken kanatlar adasına sür ve onların geriye dönmediklerinden emin ol. | Open Subtitles | - استريد، أنت والآخرين امنعوا تشانجوينج من الوصول للجزيرة والتأكد من انهم لا لن يعودوا لها |
| Ben de aşağı inip iyi olup olmadığından emin olmak istedim. | Open Subtitles | لذا فكرت بالقدوم هنا والتأكد من انك بخير |
| - Türümün diğer tek örneğiyle tanışmak ve aramızda bir yanlış anlaşılma olmadığından emin olmak istedim. | Open Subtitles | أردت مقابلة مثيلي الوحيد والتأكد من عدم وجود أي سوء تفاهم |
| Seni görmek istedim. Smokin giymediğinden emin olmak istedim. | Open Subtitles | وددت رؤيتك والتأكد من أنّك لا ترتدي سترة صوفيّة. |
| Mesajı aldığından emin olmak istedim. | Open Subtitles | والتأكد من أن رسالتي وصلتك. |