| Burada kalıp sizinle sohbet etmek isterdim ama Max... - Benimle geliyorsun. | Open Subtitles | اسمع كنت اود البقاء هنا والدردشة معكم لكن ماكس سوف تأتي معي |
| 2010 yılında bu postalara cevap vermeye ve yazanları kahve içerek sohbet etmeye davet etmeye başladım. | TED | في 2010، بدأت الرد على تلك الرسائل واقترحت على مرسليها احتساء القهوة والدردشة معي. |
| Burada oturmuş, en sevdiğim muhabirle sohbet ediyorum. | Open Subtitles | أنا لا أفعل شيئاً سوى الجلوس هنا والدردشة مع الصحفي المفضل لدي. |
| Yani sevgilinle yalnızca görüntülü sohbet mi ediyorsun? | Open Subtitles | ثق بي إنه مبالغ في أمره إذاً, لديك هذه الصديقة الحميمة ولكن كل ما تفعلاه هو الجلوس والدردشة المرئية؟ |
| Belki de Audry'nin Yeri'ne gidip, Ellen May'le sohbet etmeliyim. | Open Subtitles | ربما علي الذهاب للصالحة والدردشة معها قليلاَ |
| Kahve, kokteyl, sohbet ortamı falan. | Open Subtitles | بعض القهوة والكوكتيل والدردشة سيكون مرحاً |
| Oturup seninle sohbet etmek isterdim, Jim, ...ama tam da şu an işimin ortasındayım. | Open Subtitles | حسنا، كنت أود أن الجلوس والدردشة معك، جيم، ولكن أنا فعلا في عز انشغالي الآن. |
| Seninle sohbet etmek isterdim ama benim hala bir işim var. | Open Subtitles | أحب البقاء والدردشة ، ولكن... لا يزال لدي وظيفتي. |
| Kalıp sohbet etmek isterdim ama geç kalıyorum. | Open Subtitles | أحب البقاء والدردشة ولكنني متأخرة |
| Evet, bilirsin ben ve bazı annelerin dedikodu yapması ve biraz sohbet etmesi için okulun FaceChat grubu var orada bunu konuşmuştuk. | Open Subtitles | أوه، نعم، حسنا، أنت تعرف، لي وبعض الامهات، لدينا مجموعة FaceChat في المدرسة حيث نصل معا والدردشة والقيل والقال. |
| Eh biz oturup sohbet diye düşündüm. | Open Subtitles | - حسنا فكرت ربما يمكننا الجلوس والدردشة. |