| Ve şimdi bobcat-çubuk krakeri konusunu tartışmaktan çok | Open Subtitles | والأن أحب وبشده مناقشة الأمر الخاص بالقطه واللبلاب |
| Her şeyimle... Dave Rose'den çok ilginç bir hikaye. Şimdi bana geri dönelim. | Open Subtitles | موافق وبشده خطاب رائع من ديف روز 492 00: |
| Ama şunu bi ki, sana yaptığım bütün baskılardan dolayı çok pişmanım. | Open Subtitles | ولكن ليكن بعلمك باني نادم وبشده على الضغط |
| Ben ona iyi davranmak için çok çabalıyorum, hem de çok iğrenç ve çaresiz olmasına rağmen. | Open Subtitles | لقد كُنت أحاول وبشده أن أكون لطيفه معها رغم كونها مُقرفه ومُحبطه |
| Neden bu kadar çok savaşıyorsun, Earl? | Open Subtitles | لماذا تقاوم وبشده يا آرل ؟ |
| çok inandırıcıydı. O köpürmen falan. | Open Subtitles | ،معقوله وبشده الثماله وكل ذلك |
| Birileri çok ağır şekilde vuruluyor. | Open Subtitles | احدهم يتلقى اصابات وبشده |
| Ama kızgınım hem de çok. Avucum kaşınacak kadar kızgın. | Open Subtitles | ولكني غاضب وبشده |
| Ama kızgınım hem de çok. Avucum kaşınacak kadar kızgın. | Open Subtitles | ولكني غاضب وبشده |
| Samimiyetle çok özür diliyorum. | Open Subtitles | أعتذر وبشده. وسألتقي بأبنتك |
| Dr. Brennan çok etkilenecek. | Open Subtitles | ال(د.برينان) ستكون معجبة بذلك وبشده. |