Burayı seviyorum. Ve, Açıkçası, bir işi yarım bırakma fikrini sevmiyorum. | Open Subtitles | وبصراحة شديدة , لا أرغب بفكرة ترك الوظيفة التي لم تكتمل |
Yani seksi bu yolla öğrenmemelisin ve Açıkçası, seks için henüz çok küçüksün. | Open Subtitles | لايجب عليك تعلمه بهذه الطريقة وبصراحة انتِ صغيرة جداً على معرفة امور الجنس |
Açıkçası, kimse bana erkek olmanın ne demek olduğunu senin kadar göstermedi. | Open Subtitles | وبصراحة, لم يريني أحد غيرك بقدر ما أريتني كيف أن أكون رجلاً |
Gemi subaylarının sicillerini gözden geçiriyordum Doğrusu tam bir bilmecesin. | Open Subtitles | لقد راجعت التقارير عن ضباط السفينة وبصراحة .. ملفكِ غامض |
Gururum okşandı ve boş kadrom yok dürüst olursam, sizi nasıl kullanabilirim, bilmiyorum. | Open Subtitles | أشعربالإطراء.. ولكن طاقم العمل لديّ مكتمل وبصراحة لا أعرف أين أضعك أنا آسفة |
Ayrıca, dostlarına içki verirken binlerce dolar zarar getirdikten sonra, ortağımın... | Open Subtitles | وبصراحة أنا أشك في قدرات شريك يتسبب في خسارة آلاف الدولارات |
Bilmiyorum ve seni salak yerine koyması Açıkçası umurumda bile değil. | Open Subtitles | أنا لا أعرف، وبصراحة أنا لا أهتم لقد تلاعب بك كالأحمق |
İyi bir çocuğa benziyorsun ve Açıkçası pek de vaktin yok. | Open Subtitles | يبدو أنك مثل طفل لطيف، وبصراحة كنت لا والكثير من الوقت، |
Ve Açıkçası bu tip bir sistem kişisel devinimlerin geleceğini sürdürülebilir kılacaktır. | TED | وبصراحة ذلك النوع من الانظمة هو الذي سوف يجعل مستقبل التنقل الشخصي محتملا. |
Ve o zamanlar, Açıkçası, ebeveynlerinize karşılık veremezdiniz. | TED | وبصراحة في ذلك الوقت، لا يمكنك أن تجيب والديك بقلة احترام. |
Açıkçası NASA’nın bu sorunu çözdüğünü öğrendiğimde şoke olmuştum. | TED | وبصراحة تفاجأت للغاية عند اكتشاف أن وكالة ناسا قد حلت المشكلة بالفعل. |
Bir kere Kral Lear'ı oynamıştım ve Açıkçası o oda, çürük domates anılarını canlandıracak. | Open Subtitles | لقد مثّلت دور الملك لير ذات مرة وبصراحة, هذه الغرفة قد تُثير ذكريات سيئة عندى |
Ve Açıkçası, bizim de olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | وبصراحة شديدة، أعتقد أننا لا نملك الخيار أيضاً |
Onlar bize cephe almışken, Açıkçası senin hangi tarafı seçtiğini merak eder oldum. | Open Subtitles | إنه نحن ضدهم، وبصراحة بدأت أتسائل في أي جانب أنت |
ve, Açıkçası, burada dolaşarak tam olarak ne yaptığınızdan emin değilim, Dr. Welles. | Open Subtitles | وبصراحة أنا لا أفهم ما الذي يحدث من حولي يا دكتور ويلز |
Açıkçası, kelimelerim tükeniyor. Pekala, işte anlaşma. | Open Subtitles | وبصراحة , لا أجد ما أقوله لكَ لذا , إليك ما بالأمر |
Bu aşamada büyük oranda aksaklığımız vardı ve Açıkçası... endişelenmekten daha fazlası durumundayım. | Open Subtitles | كان عندنا كمية هائلة من البعوض في هذه المرحلة،، وبصراحة شديدة. . أنا أكثر بعض الشيء من القلق.. |
Ama Doğrusu, sabahın 2'sinde odanızı değiştirmemiz gerekebilir. | TED | لكن وبصراحة ، قد نحتاج منك أن تغير الغرفة في الساعة الثانية صباحاً. |
Doğrusu Henry, bu iş gittikçe daha ilginç bir hal alıyor. | Open Subtitles | وبصراحة هنري بدأت أجد أن نبرة صوتك أكثر إثارة للإهتمام0 |
Ama gene de Bay Merrick, dürüst olmak gerekirse Doğu'daki son gelişmelere bakılınca mudilerin paralarını bankaya emanet etmeden önce durup düşünmeleri gerekmiyor mu? | Open Subtitles | وحتى الآن وبصراحة شهادة الأحداث الماضية في الشرق لن توقف الإيداع والنظر |
Ayrıca ne zaman bana bir kız ismiyle seslenseniz, içimde bir şeyler ölüyor. | Open Subtitles | وبصراحة كلما تناديني باسم فتاة أموت بداخلي للحظة |
Fakat verileri incelediğimde, bulduğum şey, açıkça söylemek gerekirse, genelde öğrencilerin birçoğunun bunu yapamadığıydı. | TED | ولكن عندما نظرت للبيانات، ما وجدته كان وبصراحة أن عدد كبير من الطلاب بشكل عام، لم ينجزوا شيئاً. |
Ama endişelenmeyin, aslında epey matrak hikâyedir. Hem zaten bana ait bile değil. | Open Subtitles | لا تقلقوا , إنها قصة طريفة وبصراحة إنها ليست قصتي حتى |
Ve bunun gibi bir şeye bakıyorum, ve dürüstçe, bilirsiniz neden birisi cebi olan bir külot tasarlasın, değil mi ? | TED | وأنا أنظر لشيء كهذا ، وبصراحة أقول لم يقوم أحدهم بتصميم ملابس داخلية بجيوب؟ |