ويكيبيديا

    "وتركها" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • bırakmış
        
    • bıraktı
        
    • bırakmak
        
    • ve onu
        
    • terk etmiş
        
    • öylece bıraktılar
        
    Kahveye ilaç karıştırırken termosun üzerinde iz bırakmış olabilir. Open Subtitles ربما أهمل مسألة البصمات وتركها على قارورة الحافظة حينما سمم القهوة
    Piç herifin teki o. Annemi sarhoş edip hamile bırakmış. Open Subtitles هو فقط متخلف ,ضاجع أمى وهى سكرانة وتركها حبلى
    Çocuk Sussex'den Londra'ya 20 yıl önce geldi ve ayakkabılarını geride bıraktı. Open Subtitles الطفل أتى إلى لندن من "ساسكس" منذ عشرين سنة مضت وتركها خلفه
    Kamyoneti herkesin göreceği bir yere bıraktı, eve girdi, cinayeti işledi, bu sırada ayaklarında aynı bot vardı. Open Subtitles وتركها مرئية بالكامل ثم دخل المنزل, وارتكب الجريمة وهو مرتدى الحذاء المتماثل ثم قاد سيارته بعيدا
    Sonra en üstteki toprağı havalandırmak önemlidir, yüzeyde gevşek bir hâlde bırakmak gerekir. TED ثم إن هذا مهم لتهوية التربة السطحية وتركها بشكل فضفاض على السطح.
    Nadine'i yada öldürdün yada onu uyuşturdun ve onu yola attın. Open Subtitles حتى قتلتم أو تخديره نادين وتركها على الطريق.
    Korkunç işini bitirince onu bir dolaba kapatıp yavaş yavaş bir ölüme terk etmiş. Open Subtitles بعد ان انهي جريمته المروعة حبسها بالخزانه وتركها تموت ببطء
    Davaya bakan dedektifler hiçbir ipucu bulamadı ve davayı öylece bıraktılar. Open Subtitles والمحقق الذي تولى القضية، لم يصل إلى شيء وتركها.
    Birisi ofisimdeki oyuncak ayıyı almış parçalayıp evimin önüne bırakmış. Open Subtitles ِشخص ما أخذ الدب الدمية من مكتبى وتركها فى مدخل المبنى
    Beyinde empatinin işlendiği yeri kutulara koyup kapıma bırakmış olabilir. Open Subtitles من المحتمل أنّه علّب بعضًا منها... وتركها على عتبة بابي
    Şoför araçtan çıkmış, aracı çalışır hâlde bırakmış ve kavga etmişler, değil mi? Open Subtitles خرج السائق من السيارة وتركها تشتغل ثم تقاتلوا؟
    Hayır, görünşe göre dün gece biri gelmiş ve paketi bırakmış. Open Subtitles لا، يبدو كأنه شخصٌ ما جاء في الليلة الماضية وتركها
    Birisi gazetede bir haberin üstünü çizmiş ve bulması için bırakmış. Open Subtitles احدهم وضع دوائر على الجريدة وتركها له
    Kocanız öldüğünde babam bu evi aldı ve vasiyet olarak bana bıraktı. Open Subtitles ‫قبل 43 عاما تملك هذه الشقة حتى مات ‫وتركها لي في وصيته ‫التي تم للتو المصادقة عليها
    Peki ne yaptı, serbest mi bıraktı yoksa ölmesine izin mi verdi? Open Subtitles ماذا فعل إذن، حرّرها وتركها تموت؟
    Peki ne yaptı, serbest mi bıraktı yoksa ölmesine izin mi verdi? Open Subtitles ماذا فعل إذن، حرّرها وتركها تموت؟
    Bunu gerçekten alışveriş merkezine götürüp binlerce insanın piyango bileti çektiği bir arabanın bagajına bırakmak seni rahatsız etmiyor mu? Open Subtitles هل حقاً ستشعرين بإرتياح بحملها عبر مركز التسوق وتركها بصندوق سيارة التي آلاف الناس رموا تذاكر اليانصيب من أجلها؟
    Onu orada öylece bırakmak da mı kazaydı? Open Subtitles وتركها ممددة أرضاً هناك كان حادث؟
    Gereken dersi alıp olanları arkamda bırakmak niyetindeyim. Open Subtitles أنوي تعلم درس منها وتركها خلفي
    "Sahibi faturayı ödememiş ve onu veterinerde terketmiş." Open Subtitles المالك لم يدفع الفاتورة .وتركها عند الطبيب البيطري
    Bazen benimle o şekilde konuştuğunda gidip ona lanetler okumak ve onu sonsuza dek terk etmek istiyorum. Open Subtitles ، أحياناً عندما تتحدث معي بتلك الطريقة أشعر بأنني أود الذهاب إلى هُناك ولعنها وتركها للأبد
    Sevgili annen ölmen için seni bu ormanlarda terk etmiş. Open Subtitles لقد أحب والدتك ، وتركها لكي تموت في الغابة
    Onu yakaladık. Karavanı fundalıkta terk etmiş. Open Subtitles لقد قبضنا عليه لقد ترجل من الشاحنة وتركها بالطريق
    Cesetleri getirip öylece bıraktılar mı? Open Subtitles هل قاموا بإحضار الجثث وتركها هنا؟

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد