| Kendimle savaşmayı kestim ve çevremle işbirliğinde bulunarak sorunları çözmeyi öğrendim. | TED | توقفت عن القتال مع نفسي، وتعلمت العمل مع بيئتي لحل مشاكلها. |
| Yağlı boya tablo ile, fotoğraf gibi mekanik şeyler arasındaki farkı öğrendim. | Open Subtitles | وتعلمت الفرق بين بين اللوحة الزيتية الجميلة والشئ الميكانيكي ، مثل الصورة |
| Kasaptan aldığım bu inek kalbi sayesinde harika şeyler öğrendim. | Open Subtitles | وتعلمت الكثير من قلب البقرة الذي أخذته من متجر الجزّار |
| Ülkemizi savunmak için yıllarımı feda ettim ve bir tek şey öğrendim. | Open Subtitles | لقد ضيعت حياتى كلها على هذه البلاد العظيمة وتعلمت شئ واحد فقط |
| Gece gözetçisi görevine... normal insan mesleği gibi bakmayı öğrendin. | Open Subtitles | وتعلمت لمعالجة واجب الحراسة الليلية كعمل إنساني طبيعي |
| Ve öğrendim ki başaracağına inanman gerekiyor yoksa çoktan kaybetmiş olursun. | Open Subtitles | وتعلمت أن أُؤمن اني استطيع فعلها وان ليس لديك شيء لتحسره |
| Serbest beden olmadan, serbest zihnin hiçbir anlamı olmadığını öğrendim. | Open Subtitles | وتعلمت ان العقل المتفتح لا يساوي شيئا دون الجسد المتحرر |
| Tombik bir çocukluk geçirdiğimden hata yapma lüksüm olmadığını öğrendim. | Open Subtitles | كبرت على أني خاسر وتعلمت أن ليس لدي هامش للخطأ |
| Ve ben kişisel ilişkilerin herşeyden çok daha önemli olduğunu öğrendim. | TED | وتعلمت ان العلاقات الشخصية هي اهم ما على الوجود |
| Ve bunu bu çevrede vermek zorunda olduğunu öğrendim, çünkü bu oldukça zordur. | TED | وتعلمت انه يتوجب على الفرد ان يعطي هذا التميز لمن حوله خاصة في بيئة قاسية مثل بيئة الجيش |
| Sonra, Missouri’de bir çiftliğe girdim ve çiftçilik ekonomisini öğrendim. | TED | حتى انني بدأت بتأسيس مزرعة في ولاية ميسوري وتعلمت حول اقتصاديات الزراعة. |
| Ve bir çok ilgi çekici şey öğrendim. | TED | وتعلمت مجموعة كبيرة من الأشياء المثيرة فعلاً |
| Gururu bir kenara bıraktım ve kalkülüsü öğrendim. | TED | تجاوزت كبريائي وتعلمت التفاضل والتكامل. |
| Ben de zaman içinde bunların hep askerler olduğunu öğrendim. | TED | وتعلمت مع الوقت أن هؤلاء الأشخاص هم دائما الجنود . |
| Beş yaşımdayken okula gittim ve braille alfabesini öğrendim. | TED | عندما كانت في الخامسة ، ذهبت إلى المدرسة وتعلمت طريقة برايل. |
| Yeni bir yıla girerken yeni kararlar alıp, diyet yapmayı bıraktım ve kilomu dert etmekten vazgeçip daha dikkatli yemeyi öğrendim. | TED | كقراري للسنة الجديدة, تخليت عن اتباع نظام غذائي، توقفت عن القلق بشأن وزني، وتعلمت أن أكل بانتباه. |
| Bunu kariyerimin ilk zamanlarında öğrendim: "Tom'un burnunu acıtma!" | TED | وتعلمت في وقت مبكر جدا من حياتي : لا تؤذي أنف توم. |
| Whitopia'da bir ülkenin ırkçılar olmadan nasıl ırkçılığa sahip olacağını da öğrendim. | TED | وتعلمت في مدن البيض أنه يمكن أن نجد العنصرية في بلد بدون وجود العنصريين. |
| Yirmi yıldan fazla bir süre böyle insanlarla çalıştım ve onlardan pek çok şey öğrendim. | TED | لقد عملت مع أشخاصٍ مثلهمتماماً وتعلمت منهم لأكثر من عشرين سنة. |
| "kapıyı çalmadıysan daha fazlasını öğrendin demektir" deyimini biliyordu. | Open Subtitles | ..تريد ان تعرف الأخبار .. وتعلمت انها لا تطرق الأبواب أبداً |
| Watership Tepesi okuyor ve tavşanların ahşaptan nasıl yaratılacağını öğrendi. | Open Subtitles | أنها تقرأ "وترشيب دون"، وتعلمت كيف تنحت الأرانب من الخشب. |