| 250,000$ değerinde mal alma ve dağıtma niyetinden. | Open Subtitles | نية لشراء وتوزيع 250 جي يستحقّ من الساعد. |
| Yerel yetkililer, bazı suçlu işçilerin, tesisi gizlice uyuşturucu paketleme ve dağıtma işi için kullandığından şüpheleniyor. | Open Subtitles | تشتبه السلطات المحلية في وجود مُوطفين مُحتالين كانوا يستغلوا المُنشأة بشكل سري لحزم وتوزيع المُخدرات |
| Şırınga üretimi ve dağıtımı konusunda ön koşulları kabul etme garantisi veriyor mu? | Open Subtitles | ولكن كان هناك حكم تعاقدي يضمن إنتاج معينة سلامة وتوزيع نقطة الحقنة؟ |
| Sherrod Washington, kokain satışı ve dağıtımı yapmaktan aranıyorsun. | Open Subtitles | شيرود واشنطن أنت مطلوب للأستجواب بخصوص مشاركتكم في بيع وتوزيع من الكوكايين |
| Umarız aşıyı üretip dağıtımını yapabilecek durumda olursunuz ve bu büyük ülkeyi yeniden inşa etme görevine başlarız. | Open Subtitles | آملين, أن تبدئوا بإنتاج وتوزيع اللقاح ويمكننا أن نصل إلى مهمة إعادة بناء أمتنا العظيمة |
| Uyuşturucu işinin ve dağıtım tesisinin detayları. | Open Subtitles | إنها معلومات عن منشأة لتصنيع وتوزيع المخدرات. |
| Dünya acilen daha düşük maliyetli ve taşınabilir solunum cihazlarının yanı sıra bu hayat kurtarıcı teknolojiyi daha hızlı üretme ve dağıtma yollarına ihtiyaç duyuyor. | TED | إن العالم بحاجة ماسة لمزيد من أجهزة التّنفس الصناعي المتنقلة والرخيصة، بالإضافة إلى طرق أسرع لإنتاج وتوزيع هذه التقنية المنقذة للأرواح. |
| Uyuşturucu çalma ve dağıtma, genelev işletme bir polis memuru öldürme, ölümlü kaza, kanıt çalma hepimizi bitirir bu. | Open Subtitles | السرقة وتوزيع المخدرات, إدارة بيوت الدعارة, قتلُ ضابط, اصطدامٌ وهروب, سرقة الأدلة... هذا سيقضي علينا جميعاً. |
| Uyuşturucu çalma ve dağıtma, genelev işletme bir polis memuru öldürme, ölümlü kaza, kanıt çalma hepimizi bitirir bu. | Open Subtitles | السرقة وتوزيع المخدرات, إدارة بيوت الدعارة, قتلُ ضابط, اصطدامٌ وهروب, سرقة الأدلة... هذا سيقضي علينا جميعاً. |
| Sherrod Washington, kokain satışı ve dağıtımı yapmaktan aranıyorsun. | Open Subtitles | شيرود واشنطن أنت مطلوب للأستجواب بخصوص مشاركتكم في بيع وتوزيع من الكوكايين |
| Yasadışı maddelerin taşınması ve dağıtımı. | Open Subtitles | حيازة وتوزيع لمواد ممنوعة ريلان : |
| Erkek, 28, kontrole tabi madde üretimi ve dağıtımı. | Open Subtitles | ذكر 28 تصنيع وتوزيع مواد محظورة |
| DSÖ tahminine göre virüsün yayılmasını önlemek için gerekli miktarın üretimi ve dağıtımı için en az bir yıl gerekebilir. | Open Subtitles | "يُقال أن الجرعة اأولى ستكون متوفرة للاستخدام البشري خلال 90 يوم" "م.ص.ع" تُقدر أنّه قد يأخذ سنة كاملة لتصنيع وتوزيع الكمية الكافية من اللقاح" |
| "Acilen yürürlüğe girmek üzere, özel ajan Peter Keyes'in yönetiminde oluşturulacak özel bir polis gücü, uyuşturucu madde dağıtımını ve trafiğini inceleyecek." | Open Subtitles | تقرير سار لحظة التبليغ "قوة مهمات فيدرالية بقيادة العميل الخاص "بيتر كيز ستتولى التحقيق في النشاطات الإجرامية بما في ذلك حركة وتوزيع المواد المخدرة |
| Uyuşturucu işleme ve dağıtım tesisinin detayları. | Open Subtitles | تفاصيل لمنشأة تصنيع وتوزيع المخدرات. |