Çok fazla yolculuk yapıyorsun. Eşin var, üç çocuk... | Open Subtitles | كنت على الطريق كثيرا لديك زوجة، وثلاثة أطفال |
Dört ölü. üç çocuk. Ve sağ kalan bir yetişkin. | Open Subtitles | أربعة قتلى وثلاثة أطفال وكبير ناجي |
- Ben, üç çocuk ve annemi de mi? | Open Subtitles | أنا وثلاثة أطفال وأمى ؟ |
Yeni tren yolu hattında çalışıyor. Evlenmiş ve üç çocuğu olmuş. | Open Subtitles | أنه يعمل في سكة الحديد الجديدة, لدية زوجة وثلاثة أطفال. |
Raymond evli ve üç çocuğu var. | Open Subtitles | رايموند لديه زوجة وثلاثة أطفال |
Her gün, ama... bir yerde mükemmerl bir kocan ve mükemmel üç çocuğun, olduğunu hayal etmek daha kolaydı. | Open Subtitles | ولكن كان من السهل أن اتخيل بأنك تملكين زوجا مثاليا, وثلاثة أطفال رائعون بمكان ما |
İki eski eşim ve üç çocuğum var. | Open Subtitles | أنا لدي زوجتين سابقتين وثلاثة أطفال |
Ben sana bakarım. - Ben, üç çocuk ve annemi de mi? | Open Subtitles | أنا وثلاثة أطفال وأمى ؟ |
Bir yetişkin, üç çocuk. | Open Subtitles | مرأة بالغة، وثلاثة أطفال. |
Ve ondan sonra üç çocuk daha var. | Open Subtitles | وثلاثة أطفال أخرين بعد ذلك |
Aryan karşıtı kişinin karısı ve üç çocuğu, çatallı çekiçle öldürülmüşler. | Open Subtitles | زوجة وثلاثة أطفال من أحد "الأريان" المنشقين قتلت بمطرقة مخلبية |
Bir karısı ve üç çocuğu var. | Open Subtitles | لديه زوجة وثلاثة أطفال. |
Ayrıca... senin bir karın ve üç çocuğun var. Benim ise sadece... | Open Subtitles | تعلم أنه يمكنني أن أزيلها بالإضافة أن لديك زوجة وثلاثة أطفال |
Bir karım ve üç çocuğum. | Open Subtitles | زوجة وثلاثة أطفال |