| Yediğimiz yiyeceklerin üçte biri böceklerin ürün geliştirmede yer almasının sonuçları. | TED | وثلث ما نأكل من الفواكهه وكل ذلك نتيجة بأن الحشرات لها دور فاعل في المحافظة على تكاثر النباتات. |
| Suikast esnasında havada, ABD semalarında... koca bir savaş birliğinin üçte biri Almanya'dan dönüyordu. | Open Subtitles | وثلث فرقة قتالية كان يعود من ألمانيا وطائراتهم في الهواء فوق الولايات المتحدة في وقت إطلاق النار |
| Bu kadınların üçte biri 30 yaşının altında ve birçoğu ölecek. | Open Subtitles | وثلث هولاء النسوة هن تحت سن الثلاثين والكثير منهن سوف يمتن نتيجة الايدز |
| Batıda, zamanının üçte birini bilardo salonunda üçte birini hapishanede üçte birini de kütüphanede geçirmişti. | Open Subtitles | في الغرب, أمضى ثلث وقته في حفرةٍ قذرة وثلث في السجن وثلث في المكتبة العامة |
| Seyahatin sonunda üçte birin Moskova'da, üçte ikin ise New York'ta olabilir. | Open Subtitles | قد تنتهي وثلث منك في موسكو وثلثين في نيويورك |
| Yani eğer dünya nüfusunun üçte biri et tüketimini ortalama 25 kg'dan 80 kg çıkartacaksa ve bu üçte birlik dünya nüfusu Çin'de ve Hindistan'da yaşıyorsa, muazzam bir et ihtiyacımız olacak demektir. | TED | فإذا إذا كان ثلث سكان العالم ذاهبون إلى زيادة استهلاكهم للحوم من المتوسط 25 إلى 80 وثلث سكان العالم يسكنون في الصين والهند نحن نواجه طلب هائل على اللحوم. |
| Sahip olduğu diğer şeylerin üçte birinde de. | Open Subtitles | وثلث أصولها الأخرى |
| Buradaki baharatçılar yüzde üç ve malın üçte biri kadar ödeme yapar. | Open Subtitles | باعة التوابل يدفعون %ثلاثة وثلث |