Doktor Beckett görmeniz gereken bir şey buldu. | Open Subtitles | اوه،الدكتور بيكيت وجد شيء يجب أن ترى هذا. |
O adi herif eminim orada gerçekten İşe yarar bir şey buldu ve onu kendine aldı. | Open Subtitles | إنا متأكد بأن الوغد قد وجد شيء ما فعلاً شيئاً مثمر وأنطلق به من ذلك المنزل؟ |
Müşteri dosyalarının birinde bir şey buldu. | Open Subtitles | وجد شيء في واحد من ملفات عميلنا. |
Bağlanabileceği bir şey bulduğu için çok mutluyum. | Open Subtitles | أنا مسرور لانه وجد شيء ما ملتزم به. |
Demek istediğim belki yardım etmeye yetecek kadar güçlü bir şey bulduğu. | Open Subtitles | أقول ربما وجد شيء قويا ما يكفي للمساعدة |
Eğer yapmak istediğin herhangi bir şey varsa elimden gelenin en iyisi yaparım. | Open Subtitles | لذا إن وجد شيء, أي شيء على الإطلاق, أردت فعله. فسأبذل قصارى جهدي لأحققه لك. |
Hey, bakın. Bir şey buldu. | Open Subtitles | انظر لقد وجد شيء |
Adli tıp Wheatondale'de bir şey buldu. Şimdiye kadar 16 ayrı kişiden DNA. | Open Subtitles | فورينكس) وجد شيء) "في "ويتوندال |
Bir şey buldu. | Open Subtitles | لقد وجد شيء |
Eğer o dosyanın içinde ona karşı koz olarak kullanabileceğimiz bir şey varsa o dosyayı almak için ne gerekirse yapacağım. | Open Subtitles | إذا وجد شيء ما في الملف يمنحنا نفوذا عليها فسأفعل ما بوسعي لأصل إليه |
Eğer değecek bir şey varsa, yarın nasıl olsa hatırlarız. | Open Subtitles | .اذا وجد شيء يستحق المتابعة سنتذكره غدا |