| Kalın dudakları, çirkin vücudu, nemli ve yakaran bakışlarıyla onu itici buluyorsun. | Open Subtitles | تجدينه مقيتًا، بشفتيه الممتلئتين وجسده القبيح وعينيه المتضرعتين إليك |
| Kalın dudakları, çirkin vücudu, nemli ve yakaran bakışlarıyla onu itici buluyorsun. | Open Subtitles | تجدينه مقيتًا، بشفتيه الممتلئتين وجسده القبيح وعينيه المتضرعتين إليك |
| Adamın biri fırlıyor, ağzı tıkalı biçimde vücudu tahıl torbası gibi kaldırıma fırlatılıyor. | Open Subtitles | رجل مقيد ومُكمّم، وجسده ملقىً على حافة الرصيف مثل كيس الحبوب. |
| Yani yüzü, sesi, bedeni, her şeyi değişmiştir. Yepyeni biri olmuştur. | Open Subtitles | يعني أنه غير وجهه وصوته وجسده وكل شئ، وصار رجلاً جديداً |
| Ama yakında, bedeninin ve zihninin kontrolünü kaybedeceğini söyledi. | Open Subtitles | لكنه قال. أنه عن قريب سيبدأ في فقدان التحكم بعقله وجسده |
| Dehşet içinde, tedaviyi, zihnini ve bedenini etkiler buldu. | Open Subtitles | بجانب رعبه، وجد هذه المعاملة تؤثر على عقله وجسده. |
| Biz konusurken o zihnini ve vücudunu bizim maddesel dünyamizdaki hapisten kurtarmak için yolculuga hazirliyor. | Open Subtitles | بينما نتكلّم، فإنّه يُجهّز عقله وجسده لمُغادرة حُدود عالمنا المادّي. |
| Cidden kızgın, vücudu kaskatıydı. | Open Subtitles | أصبح حقاً غاضباً وجسده كان متصلباً لذا،أحضرتهإلىهنا وقالواأن.. |
| Babanın beyni ve vücudu iflas ederken hayal kurmuş olması mümkün. | Open Subtitles | أجل ، من المُمكن أن والدك كان يُهلوس ، بما أن عقله وجسده كانا يحتضران |
| Kızıl yüzünden vücudu ateşten yanıyormuş. | Open Subtitles | وجسده يحترق من الحمّة القرمزيّة. |
| vücudu ateş gibi yanıyordu. | Open Subtitles | وجسده قد أشتعل كالنيران. |
| Tablet bilgisayarı parçalanmış ve vücudu ezilmiş. | Open Subtitles | (الكمبيوتر الكفي ) قد حٌطم وجسده قد سُحق |
| vücudu ise, kafayı yiyeceğim. | Open Subtitles | وجسده, إنه مريض! |
| - vücudu aşırı zarar görmüştü. - Kapat şunu. | Open Subtitles | ...وجسده متضرر بشدة - أطفيء هذا الشيء - |
| Roger ölüydü, vücudu ölüydü. | Open Subtitles | .روجر)ميت وجسده ميت) |
| Yani yüzü, sesi, bedeni, her şeyi değişmiştir. Yepyeni biri olmuştur. | Open Subtitles | يعني أنه غير وجهه وصوته وجسده وكل شئ، وصار رجلاً جديداً |
| Kafası çok ağır, düşüncelerle dolu, o yüzden başının üzerine düşmüş ve bedeni ise tıpkı bir bitki gibi büyümüş. | TED | رأسه ثقيل جدا، مليء بأفكار ثقيلة، لدرجة أنه يسقط نوعا ما في قبعته، وجسده قد نبت منه وكأنه نبتة. |
| nasıl hayatta kaldı kimse bilmiyor yüzü ve bedeni yandı bazıları beyaz ejderhanın yaşamasına izin verdiğini söyledi | Open Subtitles | كيف هرب حيا لا أحد يعلم ولكن وجهه وجسده أحترقا البعض قال أن التنين هو الذى جعله يعيش |
| Ona zihninin, bedeninin kontrolünü geri vermeye çalış. | Open Subtitles | -حاولوا ان تُعيدوا إليه سيطرته على عقله وجسده . |
| Çünkü kendisini ve bedenini etkileyen şey, zihni. | Open Subtitles | بالطبع, لأنه الشىء الذى يُبقيها حيّة فى ذاكرته. وجسده هو عقله. |
| Beslenmeden haftalarca yaşayabilir ama açlık esamesi göstermez çünkü bedenini ve aklını bu kadar kontrol edebiliyor. | Open Subtitles | إنّه يمضي أسابيع بلا تغذّي ولا تبدو عليه آثار الجوع وكأنّه يسيطر على عقله وجسده. |
| Ve onca yıl kaslarını ve vücudunu kullanmayı hiç bırakmamış. | Open Subtitles | وكل هذه السنين لم يتوقف عن استعمال عضلاته وجسده |