| Bu orman kanunudur, gökyüzü kadar eski ve güvenilir. | Open Subtitles | هذا قانون الغابة قديم وحقيقي مثل السماء |
| İşte bu orman kanunudur, gökyüzü kadar eski ve güvenilir. | Open Subtitles | هذا قانون الغابة قديم وحقيقي مثل السماء |
| İşte bu orman kanunudur, gökyüzü kadar eski ve güvenilir. | Open Subtitles | هذا قانون الغابة قديم وحقيقي مثل السماء |
| Eminim dürüst, gerçek ve sensin. | Open Subtitles | أنا متأكد انه صادق وحقيقي انه انتِ |
| "Sizi dünyaya biz getirmedik ama kalplerimizde size duyduğumuz sevgi çok derin, gerçek ve sizi biz doğurmuşçasına. | Open Subtitles | "نحن لم نهبك الحياة, ولكن في قلوبنا نعرف أن الحب الذي نستشعره عميق وحقيقي |
| Bu gösteriyor ki deneyin etkisi güçlü ve gerçek olmuş. | TED | وهذا يدل على أن هذا التأثير قوي جدًا وحقيقي. |
| Şimdi, senin çalışın sade ve gerçek, benim istediğim de bu. | Open Subtitles | الآن أدائكِ بسيط وحقيقي وذلك ما أحب |
| Bu orman kanunudur, gökyüzü kadar eski ve güvenilir. | Open Subtitles | "هذا هو قانون الغابة". "أنه قديم وحقيقي مثل السماء". |
| İşte bu orman kanunudur, gökyüzü kadar eski ve güvenilir. | Open Subtitles | "هذا هو القانون الغابة إنه قديم وحقيقي مثل السماء". |
| İşte bu orman kanunudur, gökyüzü kadar eski ve güvenilir. | Open Subtitles | "هذا هو القانون الغابة، قديم وحقيقي مثل السماء" |
| - Bu gerçek ve tehlikeli. | Open Subtitles | - هذا خطر وحقيقي |
| Şimdi, senin çalışın sade ve gerçek, benim istediğim de bu. | Open Subtitles | الآن، عزفك بسيط وحقيقي وذلك ما أحب |
| Benden alındı; pislik şeytani... - ve gerçek bir şey tarafından. | Open Subtitles | إنه أٌخذ بواسطة شئ سيئ وغير مقدس وحقيقي |
| - İşte bu orman kanunudur. - Gökyüzü kadar eski ve gerçek. | Open Subtitles | هذا قانون الغابة - قديم وحقيقي مثل السماء - |