| Buraya seninle birlikte geldim hayatımı riske attım. | Open Subtitles | تجاوزت هذا العالم معك وخاطرت بحياتى، ولكننى لن اهدر كل هذا |
| Üzerinde değil. Buraya gelip hayatımı bir hiç için riske attım. | Open Subtitles | إنه ليس بحوزتها، لقد جئتُ إلى هنا وخاطرت بحياتي، من أجل ماذا؟ |
| Şeytana uyup kardeşimin hayatını riske attım. | Open Subtitles | انغمست في شهواتي، وخاطرت بحياة أختي. |
| Bu anı sen de yaşadın, Yia Yia ile tanıştığında. Ve onun uğruna her şeyi riske attın. | Open Subtitles | حصلت على فرصتك عندما التقيت جدتي وخاطرت بكل شيء لأجلها |
| Ve buradaki işini hiç bir beklentin olmadan riske attın? | Open Subtitles | وخاطرت بهذا العمل دون أن يكون لديك عمل بديل |
| Sen ve Cyrus için dünyanın sonuna kadar gittim. Defalarca kendimi riske attım. | Open Subtitles | جلتُ أصقاع الأرض مِنْ أجلكِ أنتِ و(سايرس) وخاطرت بحياتي عشرات المرّات |
| Bize evini açtın, ateşinin sıcaklığını paylaştın ve hayatını bizim için riske attın. | Open Subtitles | آويتنا في منزلك وأدفئتنا بنارك، وخاطرت بحياتك من أجلنا. |
| Ufak bir ihtimal üstüne Briggs'i riske attın. | Open Subtitles | وخاطرت بـ(بريغز) من أجل إحتمال ضئيل النجاح. |