| Hanımlar için çiçek almaya çıkmıştık. Sekreterler haftası ya. | Open Subtitles | لقد ذهبنا نحضر وروداً للسيدات أسبوع السكرتيرات |
| Yani, bunu herkes bilir kızlar çiçek sever. Ama baban hiç bir zaman çiçek almadı. | Open Subtitles | أعني, الفتاة تحبّ الزهور, إلا أنّ والدك لم يسبق له وأن أحظر لي وروداً. |
| Doğum günü, Sevgililer günü, hiç çiçek yok. Sonunda, aklıma kurnazca ve zekice bir fikir geldi. | Open Subtitles | أعياد الميلاد, أعياد الحبّ, لم يجلب يوماً وروداً, وأخيراً إبتدعتُ شيئاً ذكياً. |
| Adam ona mezarından çiçekler gönderiyor ona konser biletleri ayarlıyor. | Open Subtitles | رجلٌ يرسل لها وروداً من القبر ويضع لها موعد الحفلة الموسيقية في تقويمها |
| Hayır , hayır , kimse kırmızı güller için birşey söylemedi | Open Subtitles | ورود حمراء ؟ كلا، كلا لم يطلب أحد وروداً حمراء |
| Yataktan hüsranla ayrılma riskine rağmen söylüyorum ben sana çiçek göndermedim. | Open Subtitles | أخشىأنكِستنامينمحبطة.. ولكنني لم أرسل لكِ وروداً |
| Takım adına çiçek göndermek için beşer papel vermek ister misiniz? | Open Subtitles | أتودون المشاركة بـ5 دولارات لكي نرسل وروداً لها ؟ |
| Kırmızı çiçek ve pamuk lifler gördüğünü söylediğini hatırlıyorum terkedildiğin gün. | Open Subtitles | أتذكر أنكِ قلتي بأنكِ رأيتي وروداً حمراء و ألياف قطن في اليوم الذي تم هجركِ فيه |
| Listedeki kişilere çiçek gönderilsin. | Open Subtitles | أرسل وروداً للتالي : و نبّهم للإستعداد |
| Eğer taze çiçek kokusu ve oda servisi falan istiyorsan sana Londra'ya dönmeni ve kıymetli Belediye Hastane'mizin seninle ilgilenmesine izin vermeni öneririm. | Open Subtitles | لذلك ان كنت تريد وروداً جميلة وخدمة غرف انا اقترح عليك ان تعود الى لندن وتسمح لهيئة الصحة القومية الراقية ان تعتني بك ، حسنا ؟ |
| Kargo geldi. Biri bana çiçek yollamış. | Open Subtitles | إنه عامل توصيل شخص ما أرسل لي وروداً |
| Ben de kıza çiçek falan göndermezsem... | Open Subtitles | واذا لم ارسل لها وروداً او شئ ما |
| çiçek gönderirsen, karta benim adımı da yaz. | Open Subtitles | إن كنت ترسل وروداً ،أجعلها مني أيضاً |
| Hayır, bu akşam yanımda çiçek taşıyayım demiştim. | Open Subtitles | لا ، فكرت بأن أحمل معي وروداً الليلة |
| Biliyor musun, onun ofisindeyken, eski öğrenci birliği'nden gelen bir çiçek gördüm, Phi Beta Tau'dan. | Open Subtitles | أتدري عندما كنّا في مكتبه رأيت وروداً من أخويته القديمة (في بيتا تاو) |
| Sence ona çiçek verir miyim? | Open Subtitles | أيعقل أن آخذ وروداً لها؟ |
| - Coop'un kız arkadaşı ona çiçek getirmiş. - Gördüm. | Open Subtitles | صديقته احضرت له وروداً |
| Hava bulutluyken sarı çiçekler yolluyor mu? | Open Subtitles | هل يرسل إليك وروداً صفراء عندما تكون السماء غائمة ؟ |
| Bir akşam yemeği organize et, çiçekler gönder, bir hediye al. | Open Subtitles | رتب أمور العشاء.. ارسل وروداً واحصل لها على هدية ... |
| Sana çiçekler gönderdim bebeğim, çünkü seni seviyorum. | Open Subtitles | أرسلتُ لك وروداً يا عزيزتي لأنّني أحبّك |
| Mezarıma pembe güller diker misin? | Open Subtitles | هلا تزرعين على قبري وروداً وردية؟ |