| Hoşça kal lamba. Aylaklık etmeyi bırak da büyük babana yardım et. | Open Subtitles | وداعاً يا لمبة ، والآن توقف عن اللعب وساعدني على إخراج أمتعتي |
| Gel de lisede giydiğim beyzbol eldivenlerimi bulmama yardım et. | Open Subtitles | إبقْ في الخارج هناك وساعدني في البحث عن قفاز الجامعة |
| Kal ve yardım et. Kal ve yardım et. Çok heyecan verici olacak. | Open Subtitles | خليك وساعدني ، خليك سوف تصبح الأمور مثيرة |
| Ayrıca sandalyeleri taşımamda yardım etti ve şu an yanımda. | Open Subtitles | وساعدني بنقل المقاعد والسلم، وهو يقف هنا الآن |
| Lütfen bana yardım edin. Havuzda biri var. | Open Subtitles | من فضلك تعالى وساعدني شخص ما في حمام السباحة |
| Konuştuk. Bazı şeyleri farketmeme yardımcı oldu. | Open Subtitles | لقد تحدثنا وساعدني على معرفة بعض الأشياء |
| Master planı düşünmeyi bırak ve bana yardım et, tamam mı? | Open Subtitles | توقف عن التفكير بهذا الموضوع بصورة أساسية وساعدني.. |
| Saçmalamayı bırak da şu pis şeyi çıkarmama yardım et. | Open Subtitles | كف عن الثرثرة وساعدني على انتزاع هذا الشيء اللعين |
| Bana yardım et. Bunu güçlü odaya götürmemiz lazım. | Open Subtitles | تعال هنا وساعدني لنقله إلى الغرفة الثانيه |
| Füzenin nereye gittiğini söyle engellememe yardım et daha sonra Başkan'la konuşacağını garanti edeyim. | Open Subtitles | أخبرني أين سيتجه هذا الصاروخ وساعدني في إيقافه, ثم أضمن لك أنك ستتحدث مع الرئيس |
| Buraya gel ve amfilere tel çekmekte bana yardım et. | Open Subtitles | تعال وساعدني في توصيل هذه المضخمات يا رجل |
| Olanları boşver, sadece buradan kaçmama yardım et! | Open Subtitles | توقف عما تفعله وساعدني على الهروب من هنا |
| Babamın dosyalarında belki bir bilgi vardır, o nedenle bana soru sormayı bırak ve yardım et. | Open Subtitles | ربما توجد بها معلومات عن ملف والدي لذا توقف عن سؤالي كثيراً وساعدني |
| Şu an beni duyuyorsan, gel de şu büyük mezarı kazmama yardım et. | Open Subtitles | إن كنت تسمعني الان تعال وساعدني بحفر هذا القبر اللعين |
| Arabadan yükleri indirmeme yardım et! Merhaba, aşağı inip... | Open Subtitles | تعال وساعدني بإفراغ السيارة ..مرحباً , هلاّ أتيتِ من فضلكِ |
| ve bana bu gezegendeki günlerimizin çarçur etmek için çok fazla olduğunu anlamama yardım etti. | Open Subtitles | وساعدني أيضاً على أن أدرك بأن أيامنا على هذا الكوكب قليلة على أن تبذر |
| Hata yaptığını fark ettiğinde, onu bulmam için bana yardım etti. | Open Subtitles | لقد أدرك بأنه أرتكب خطئاً وساعدني بإيجادها |
| Ayrıca buraya ilk geldiğimde, onun ölümüyle dükkânla, her şeyle ilgili yardım etti. | Open Subtitles | وساعدني عندما أتيت الى هنا لأول مرة لأتقبل مقتله ولأتعامل مع المحل ومع كل شيء |
| Lütfen bana yardım edin. Havuzda biri var. | Open Subtitles | من فضلك تعالى وساعدني شخص ما في حمام السباحة |
| Ve bu, onu buna sürükleyen şeyin bir başkaldırıdan, bir kızgınlıktan çok daha fazlası olduğunu hatırlamama yardımcı oluyordu. | Open Subtitles | وساعدني ايضا ان كل شىء فعله كريس كان عنادا, وغضبه هو الذى يحركه |