| Gözlerimi kapayıp enstrümanların bana dokunmasına izin verdim ve özgür hissettim, anlıyor musunuz? | Open Subtitles | أغمضت عيني فحسب وسمحت للآلات الموسيقية لتأتي إليّ، وشعرت أنني حر هكذا، تعرف؟ |
| Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim. | TED | وشعرت أنني يجب أن أذهب هناك في الواقع وتقديم بعض أعمال الحفر نفسي. |
| Artık seni gerçekten tanımaya başladığımı hissettim. | Open Subtitles | وشعرت أنني بدأت فعلاً في التعرف عليك |
| Doktora veda etmeye giderken etrafımın sarıldığını hissettim. | Open Subtitles | كنت في طريقي لأودع الدكتور وشعرت أنني محاصرة -لم أستطع التنفس |
| Ve tam tersini yapmış gibi hissettim. | TED | وشعرت أنني فعلت العكس. |
| Beni terk edince.Reddedilmiş hissettim. | Open Subtitles | لقد هجرتني. وشعرت أنني مرفوضة |
| Bak Randy, çok üzgünüm ama ahlak kurallarımı bir kez yıktım ve çok kötü biriymiş gibi hissettim. | Open Subtitles | اسمع (راندي) ، أنا آسف، لكن كسرتُ قواعدي ذات مرة وشعرت أنني شرير |
| Yaptığımın doğru olduğunu hissettim. | Open Subtitles | وشعرت أنني قمت بالصواب |