| Belli ki bizim bulduğumuz fotoğrafları o da bulmuş. Eski erkek arkadaşının kızdan faydalanmaya çalıştığını düşünmüş. | Open Subtitles | يبدو أنّه وجد نفس الصور العارية التي وجدناها وظنّ أنّ خليلها السابق يحاول إستغلالها |
| Üzerinden 5 yıl geçmiş, kocası öylece kaçıverdiğini mi düşünmüş? | Open Subtitles | خمس سنوات، وظنّ زوجها أنّها هربت فحسب؟ |
| Bodaway Bridget'i arıyordu ve Malcolm'un yerini bildiğini düşünmüş olabilir. | Open Subtitles | كان (بوداواي) يبحث عن (بريدجيت)، وظنّ أنّ (مالكولم) لديه الجواب. |
| Tekniker, ipi Hulk gibi koparıp üstlerine saldıracağını düşünmüş. | Open Subtitles | وظنّ التقنيّ أنّه سيمزّق قيوده ويدمّر الآلة كمثل وحش (هلك) |
| Ve James bunun önemli olduğunu düşünmüş çünkü ona giderken bankada... durup 25bin lira çekmiş. | Open Subtitles | وظنّ (جايمس) أنّ لديه دعوى مُحكمة، لأنّه عندما توقف في المصرف بطريقه لرؤية هذا الرجل، سحب 25 ألف دولار، نقداً. |
| Bay Espinosa sizin bugün yasa koruma ajanıyla görüşeceğinize dair bir dedikodu işitmiş ve iyisi mi size bir avukat hediye etmeyi düşünmüş. | Open Subtitles | السيد (إيسبنوزا) وصله أنّكم ستقابلون ممثلة قانون هذا اليوم وظنّ أنّه من الأفضل أن يكون ذلك بحضور محامي .. |