Ama bizimle konuşuyorsun baba. Gözlerin de görüyor. | Open Subtitles | لكنك تتكلم معنا الأن يا أبى وعيونك بدت كأنك رحلت |
Ağzın gittikçe açılıyor... Gözlerin büyüyor... uzanıyor elin ümitle, belli belirsiz... belki yalvarır, belki savunurcasına. | Open Subtitles | ...مازال فمك مفتوحاً ...وعيونك متسعة ...وذراعاك ممدودة في أمل، يشوبه الشك |
Gözlerin açık uyuyamıyor musun? | Open Subtitles | ألا تستطيع النوم وعيونك مفتوحة؟ |
Onu şaşkın biçimde bırakmaya gelince senin zekan ve bu mavi Gözlerin olduğundan hiç endişe duymuyorum. | Open Subtitles | ... وجزء أن أتركه مذهولا مع عقلك وعيونك الزرقاء فأنا لست قلقة |
Buraya gelip, sizi gözleriniz kapalı vaziyette uyuyormuş gibi yapıp yatağınızda yatar bulduğum dakika, kendime dedim ki işte bu benim adamım! | Open Subtitles | منذ قليل حين دخلت, وعيونك مصطكة متظاهرا بالنوم, قلت لنفسي هذا هو بعينه |
Aşırı göz kırpıyorsunuz. gözleriniz küçülmüş. | Open Subtitles | انك ترمش كثيراً وعيونك مندفعة للخارج |
Gözlerin açık mı öpüşüyorsun? | Open Subtitles | تريد التقبيل وعيونك مفتوحة, ذلك جيد |
Saçların, Gözlerin, burnun, ağzın, ellerin. | Open Subtitles | شعرك وعيونك وأنفك وفمك ويديك |
O senin gözleri senin Gözlerin. | Open Subtitles | إنه لك. وعيونك هي عيونك. |
Gözlerim, seni, Gözlerin, beni görmeli! | Open Subtitles | عيوني عليك وعيونك علي |
Yüzün... Gözlerin. | Open Subtitles | ولكن وجهك ، وعيونك |
Senin de Gözlerin kıpkırmızı ve sulu. | Open Subtitles | وعيونك . . حمراء ومائية |
Ve gözleriniz elmas gibi parlıyor. Ne dedi? | Open Subtitles | وعيونك تتلألأ كالماس |
Ve gözleriniz için. | Open Subtitles | وعيونك |