ويكيبيديا

    "وفي وقت" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • saatlerinde
        
    • noktada
        
    • süre sonra
        
    Güney Carolina'da hava.: Gece ve sabah saatlerinde alçak bulutlar... Open Subtitles في طقسِ كارولينا الجنوبية غيوم منخفضة في وقت متأخر من الليل وفي وقت مبكر صباحا
    Adamlar barda toplandı ve sabahın erken saatlerinde bu yaratığı bataklığa attılar. Open Subtitles أما الرجال تَجمّعوا في الحانةِ وفي وقت مبكّر صباحاً تَخلّصوا من الوحشِ في المستنقعِ حيث غَرقَ الوحش بصوت تَعِس
    O gecenin ilerleyen saatlerinde, bir sese uyandım. Open Subtitles وفي وقت لاحق من تلك الليلة، أيقظتي صوت من النوم
    Her adımda en aza indirgenmesi gereken maliyetler vardır ve bir noktada şirket der ki bırakın bunu da başkası halletsin. Open Subtitles ادارة الاعمال امرا صعبا. هناك تكاليف يجب تقليصها في كل مطلب مناسب وفي وقت ما تقرر الشركة
    Ve bir noktada gitmek istediğin bir adayı farkediyorsun. Open Subtitles وفي وقت ما, تدرك ان هناك قريه نائيه تود زيارتها.
    Bir süre sonra, iki erkek geyik göl kıyısında dövüştüler. Open Subtitles وفي وقت لاحق، تقاتل الأيلان على ضفة النهر
    O gecenin ilerleyen saatlerinde, bir sese uyandım. Open Subtitles وفي وقت لاحق من تلك الليلة، أيقظتي صوت من النوم
    İşte, çıkarıp buraya koyacağım, akşamın ilerleyen saatlerinde siz ... Onu alıp ellemenizi istiyorum. TED هنا، سأقوم بوضعها هناك، وفي وقت لاحق من هذه الليلة، يمكنكم... أريدكم أن تمسكوه وتتعاملوا معه.
    Akşam saatlerinde McDoogle ailesi kokteyl saatinin tadını çıkartıyordu. Open Subtitles وفي وقت لاحق، وMacDougals كانوا يتمتعون ساعة الكوكتيل، و
    Sonraki günün ilk saatlerinde, Open Subtitles في اليوم التالي ، وفي وقت مبكر
    Bugün sabah saatlerinde bir krokodil hayduduyla ile birlikte zorla mülke girdiğini söylüyorlar. Open Subtitles يقولون انك تشاجرت في وفي وقت سابق اليوم... مع... تمساح اللصوص.
    Bir noktada korsanlığın bastırılması konusunda dahi makul olabilirdi. Open Subtitles وفي وقت معين، كان منطقياً بشأن قضية قمع القرصنة
    Benim geldiğim yerde belirli bir noktada bir adam başka bir adamın ağzına yumruğu çakar. Open Subtitles من حيث أتيت، وفي وقت ما ضرب شاب رجلاً آخر على فمه
    Ve bir noktada, "Büyüyünce ne olmak istersin" sorusu TED وفي وقت ما يتحول السؤال، " ماذا تريد أن تصبح عندما تكبر؟ "
    Ancak artık dinlediğimiz her noktada çatal kuyruklu balina, kambur balina ve katil balinaların seslerini duyabiliyoruz. Giderek daha kuzeyde ve sezon dışında duyulabiliyorlar. TED لكننا الآن، وحيثما أنصتنا، فإننا نسمع أصوات حيتان الزعانف والحيتان الحدباء والحيتان القاتلة، في أقاصي الشمال، وفي وقت جد متأخر من الموسم.
    Bir noktada, elindeki kâğıtları bıraktı ve bana dik dik bakıp, Open Subtitles rlm; وفي وقت ما، وضعت أوراقها جانباً، rlm; ونظرت في عينيّ مباشرة، وقالت،
    Kısa bir süre sonra babam, mutsuzluğundan, çok daha mutlu birisi olmaya başladı. Open Subtitles وفي وقت لاحق أبي تحوّل من التعيس الى السعيد جداً
    Kısa bir süre sonra, ...fareler aşırı derecede üremeye başladı ve bütün yiyecek stokunu bitirdi. Open Subtitles وفي وقت قصير, كان هناك العديد من الفئران, الكثير, وبدؤوا يأكلون كل الطعام.
    Bundan bir süre sonra da Han adayı satın aldı. Open Subtitles وفي وقت ما بعد ذلك، إشتراها هان.

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد