| O zaman yaratsan iyi olur çünkü tedavim işe yaradı. | Open Subtitles | إذاً من المستحسن أن تجد وقت لأن علاجي تم |
| Vaktim yok,çünkü sezon bitmek üzere ama ben daha başlamadım bile. | Open Subtitles | ليس لدي وقت لأن الموسم على وشك الإنتهاء ولست جاهزة حتى ليبدأ |
| Hiçbir zaman vakit kaybı olmaz çünkü en büyük sorunumuz dünyaya olan şeyin görünmez olması. | Open Subtitles | ليست أبداَ مضيعة وقت لأن مشكلتنا الأعظم هي أنه ما حدث للعالم مرئي |
| Yerlerine başka insanlar işe almalıyım, ama vaktim yok çünkü müvekkilim ve dört çocuğu bu davayı kazanamazsam kanepemde yaşamaya başlayacaklar. | Open Subtitles | علي توظيف آخرين ليحلوا محلهم لكن ليس لدي اي وقت لأن موكلتي وأبناؤُها الاربعة |
| Biraz zaman alacak ama çünkü o yaştaki çocukların kimliklerinde resim olmuyor. | Open Subtitles | اوه، ذلك سيأخذ وقت لأن الأولاد في هذا العمر في العاده لا يملكون صور للهويه |
| SB: Oyun her an değişebilir çünkü şu anki sorunumuz, insanlarda işe yarayan bir aşının varlığını gördük ama şimdi daha iyisine ihtiyacımız var. | TED | سيث: قلب الموازين ممكن أن يأتي في أي وقت لأن مشكلتنا الآن نحن أثبتنا كيف يمكننا جعل اللقاح يعمل في الإنسان, نحن فقط في حاجة إلى لقاح أفضل. |
| Vakit yok. çünkü görev var. | Open Subtitles | ليس لدينا وقت لأن لدينا مهمّة |