| Bu saçmalıklara harcayacak vaktim yok. Paraları nereden aldın? | Open Subtitles | حسناً, ليس لدي وقت لمثل هذا الهراء من اين حصلت على النقود؟ |
| Bunları düşünecek vaktim yok benim. | Open Subtitles | انا ليس لدي وقت لمثل هذا التفكير |
| Hayır, öyle boş işlere vaktim yok. | Open Subtitles | . لا , لا وقت لمثل هذا الغرور |
| Tanışacak vaktimiz yok. | Open Subtitles | إننا لا نملك وقت لمثل هذا الكلام |
| Senato komiteleriyle uğraşacak vaktimiz yok, değil mi? | Open Subtitles | لم يعد لدينا وقت لمثل هذه الترهات |
| Çalışma salonunda böyle şeyler için vaktimiz olmadığını sen de biliyorsun. | Open Subtitles | أتعرفين ، ليس لدينا وقت (لمثل هذه الأشياء في الـ(دوجو |
| Sizi gördüğüme sevindim ama Barbie ile benim böyle şeyler için vaktim yok. | Open Subtitles | كان أمرا جيدا مقابلتكم كلكم (لكن أنا و(باربي ليس لدينا وقت لمثل هذه الامور نهاركم سعيد |
| Çünkü bu saçmalık için vaktim yok. | Open Subtitles | ليس لدي وقت لمثل هذا الهراء |
| Çok komiksin ama bunun için vaktim yok. | Open Subtitles | هذا مضحك (باد)، لكن ليس لديّ وقت لمثل هذا الهراء! أراك لاحقاً، أيها الأحمق اللعين |